HARAYHABER | Haber
İran’daki Azerbaycan sivil ve siyasi aktivistlerin durumuna dikkat çekmek amacıyla hazırlanan bildiri yayımlandı. Bildiride, İran’da son aylarda güvenlik baskılarının arttığı, Azerbaycan Türklerinin kültürel, dilsel ve toplumsal hakları için yürüttüğü barışçıl faaliyetlerin güvenlik suçlamalarıyla cezalandırıldığı ve adil yargılanma güvencelerinin zedelendiği vurgulandı.
Bildiride yer alan bilgilere göre 22 Azerbaycanlı aktivist hâlen cezaevinde tutuluyor. Kefaletle geçici olarak serbest bırakılan veya haklarındaki kararların infaz aşamasına geldiği belirtilen 29 aktivistin ise yargı süreçleri devam ediyor.
Bildiri, İran makamlarını temel hak ve özgürlüklere saygı göstermeye çağırırken, Birleşmiş Milletler mekanizmaları ve uluslararası insan hakları kuruluşlarından bu dosyaları yakından izlemelerini istiyor.
Askerî gerilim sonrasında sivil alan daraltıldı
Bildiride, İran’da son dönemde yaşanan siyasi ve güvenlik gelişmelerinin, özellikle ABD, İsrail ve İran arasındaki askerî çatışmanın ardından, ülkedeki sivil ve siyasi faaliyet alanını daha da daralttığı ifade edildi.
Çeşitli kaynakların yayımladığı raporlara atıf yapılan bildiride; vatandaşlar, sivil toplum aktivistleri, gazeteciler, akademisyenler ve siyasi aktörlere yönelik güvenlik uygulamalarının son aylarda önemli ölçüde arttığı belirtildi.
Ülkenin farklı bölgelerinde çok sayıda kişinin gözaltına alındığı, haklarında ceza soruşturması başlatıldığı veya mahkemeye çıkarıldığı kaydedildi. Bildiride ayrıca bazı kişilerin uzun süreli hapis cezalarıyla, bazı dosyalarda ise idam cezasıyla karşı karşıya kaldığına dikkat çekildi.
Bu tablonun, adil yargılanma ilkeleri ve temel insan hakları bakımından ciddi kaygılar doğurduğu vurgulandı.
Azerbaycan Türklerinin barışçıl faaliyetleri suçlama konusu yapılıyor
Belgede, özellikle Azerbaycan Türklerinin haklarını savunan sivil ve siyasi aktivistlerin bu baskı dalgasının hedefinde olduğu belirtildi.
Son bir yıl içinde Batı Azerbaycan, Doğu Azerbaycan, Tahran, Elburz, Erdebil, Zencan, Kazvin ve Hemedan eyaletlerinde çok sayıda aktivistin gözaltına alınarak cezaevine gönderildiği aktarıldı.
Bazı aktivistlerin ise ceza davaları, tekrarlanan ifadeye çağrılmalar, güvenlik kısıtlamaları ve adli kontrol tedbirleriyle karşı karşıya bırakıldığı bildirildi.
Bildiride aktivistlere yöneltilen başlıca suçlamalar şöyle sıralandı:
- Güvenliği bozmak amacıyla yasa dışı örgüt kurmak veya bu örgütlere üye olmak;
- Devlet güvenliğine karşı suç işlemek amacıyla toplantı ve anlaşma yapmak;
- Rejim aleyhine propaganda yapmak.
Bildiriyi imzalayanlara göre bu suçlamalar, yalnızca aktivistlerin kişisel özgürlüklerini hedef almıyor; aynı zamanda Azerbaycan Türklerinin barışçıl sivil, kültürel ve dilsel faaliyet yürütme imkânlarını da sınırlandırıyor.
Adil yargılanma hakkına ilişkin ciddi endişeler
Bildiride, Azerbaycanlı aktivistlerin yargılandığı davaların önemli bir bölümünde adil yargılanma şartlarının yerine getirilmediği yönündeki iddialara yer verildi.
Bu kapsamda bazı sanıkların seçtikleri avukata zamanında ve etkili biçimde erişemediği, duruşmaların çok kısa sürelerde yapıldığı, sanıklara dosyalarını inceleme ve etkili savunma hazırlama fırsatının yeterince tanınmadığı belirtildi.
Ayrıca bazı dosyalarda güvenlik baskısı, uzun süreli sorgulamalar, kötü muamele ve tehdit yoluyla itiraf alınmaya çalışıldığı yönündeki iddialara dikkat çekildi.
Bildiride, bu uygulamaların adil yargılanmanın temel ilkeleriyle ve İran’ın uluslararası hukuk kapsamındaki yükümlülükleriyle bağdaşmadığı ifade edildi.
Mahkûmiyetlerde güvenlik raporlarının belirleyici olduğu iddiası
Bildiride, delillerin değerlendirilme biçimine ilişkin de ciddi kaygılar bulunduğu belirtildi.
Yayınlanan bilgilere göre bazı mahkûmiyetlerin büyük ölçüde güvenlik kurumları tarafından hazırlanan raporlara dayandırıldığı, kültürel, dilsel ve toplumsal kimlikle ilgili barışçıl faaliyetlerin ise cezai kovuşturma gerekçesi olarak kullanıldığı ileri sürüldü.
İfade özgürlüğü, barışçıl toplantı ve örgütlenme özgürlüğü, kamu işlerine katılma hakkı ile kültürel ve dilsel kimliği koruma hakkının hem İran Anayasası’nda hem de uluslararası insan hakları belgelerinde güvence altına alınmış temel haklar olduğu hatırlatıldı.
İran’ın, Medeni ve Siyasi Haklara İlişkin Uluslararası Sözleşme ile Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklara İlişkin Uluslararası Sözleşme’ye taraf bir devlet olduğu belirtilen bildiride; İran’ın bu sözleşmeler çerçevesinde ifade, toplantı ve örgütlenme özgürlüklerine, adil yargılanma hakkına, masumiyet karinesine, avukata erişim hakkına ve zorla itiraf alma yasağına uymakla yükümlü olduğu vurgulandı.
Cezaevlerindeki aktivistlerin sağlık durumu da gündemde
Bildiride, cezaevlerinde tutulan bazı Azerbaycanlı aktivistlerin sağlık durumlarına ilişkin kaygı verici bilgilerin yayımlandığı da belirtildi.
Bazı mahpusların çeşitli hastalıklardan muzdarip olduğu, uzman tıbbi bakıma ihtiyaç duymalarına rağmen sağlık hizmetlerine erişimde, cezaevi dışındaki sağlık merkezlerine sevk edilmede veya gerekli ilaçlara ulaşmada kısıtlama ve gecikmeler yaşadığı aktarıldı.
Mahpusların yeterli sağlık hizmetinden mahrum bırakılmasının yalnızca İran’ın iç hukuk düzenlemeleriyle değil, Birleşmiş Milletler Mahpuslara Muameleye İlişkin Asgari Standart Kuralları’yla (Nelson Mandela Kuralları) da çeliştiği ifade edildi.
Bildiriye göre hâlen cezaevinde bulunan 22 aktivist
Bildiride hâlen cezaevinde tutulduğu belirtilen Azerbaycanlı aktivistlerin isimleri şöyle sıralandı:
Araz Aman, Ayaz Seyfhah, Ayet Mehralibeylu (Yürüş), Bagher Hacızade, Emin Takizade, Rıza Selimi, Salar Tahir Afşar, Siyamek Mirzayi, Samed Haydari, Tahir Nagavi, Abbas Lisani, Abdülaziz Azimi Kadim, Asker Ekberzade, Ali Babayi, Ali Vasıki, Fatime Ateşi Hiyavi, Kerem Merdane, Muhammed Meliki, Mahmud Ocaklu, Murtaza Pervin, Vedud Esedi ve Yusuf Kari.
Yargılama veya infaz süreci devam eden 29 aktivist
Bildiride, kefaletle geçici olarak serbest bırakılan bazı aktivistlerin yargılama süreçlerinin devam ettiği, bazıları hakkındaki mahkûmiyet kararlarının kesinleştiği ve infaz aşamasına geldiği belirtildi.
Bu kapsamda şu isimler yer aldı:
Araz İbrahimnejad, Areş Kehpur, İbrahim Avazzade, Ebulfazl Rencberi, Emir İbrahimlu, Emir Hüseyin Agayi, Eyyub Şiri, Behram Alilu, Behzad Deşti, Celal Kuderilu, Cevad Sudber, Hamed Yeganepur, Hüseyin Azadi, Hüseyin Cevadzade, Davud Şiri, Ramin İslami, Rıza Pehlivaniyan, Said Minayi, Süheyl Diger, Abbas Alilu, Ali Heyrcu, Murtaza Nurmuhammedi, Mehrdad Kadiri, Nasır Rezmcu, Yusuf Selahşur, Yunus Merami, İbrahim Asemani, Kerim İsmailzade ve Milad Balesini.
BM ve uluslararası insan hakları mekanizmalarına çağrı
Bildiriyi imzalayanlar, Azerbaycanlı sivil ve siyasi aktivistlerin temel haklarına İran’ın hukuki yükümlülükleri ve uluslararası taahhütleri çerçevesinde eksiksiz biçimde saygı gösterilmesini talep etti.
Çağrının muhatapları arasında Birleşmiş Milletler Özel Raportörleri, Birleşmiş Milletler İran Hakikat Araştırma Misyonu, uluslararası insan hakları kuruluşları, devletler ve insan hakları savunucuları bulunuyor.
İmzacılar, bu mekanizmalardan cezaevlerinde tutulan aktivistlerin durumunu yakından izlemelerini, yargılamaları takip etmelerini, adil yargılanma standartlarının uygulanmasını sağlamalarını ve mahpusların sağlık ile insan onurunu korumak için hukuki ve diplomatik imkânları kullanmalarını istedi.
HARAYHABER değerlendirmesi
Bu bildiri, İran’da Azerbaycan Türklerinin kimlik, dil, kültür ve temel haklar alanındaki taleplerinin güvenlik dosyalarına dönüştürüldüğüne ilişkin uluslararası kaygının büyüdüğünü gösteriyor.
Bildiride yer alan tutuklu ve yargılama sürecindeki aktivist listeleri, baskının münferit olaylardan ibaret olmadığını; farklı eyaletlere yayılan, güvenlik ve yargı kurumlarının birlikte yürüttüğü süreklilik taşıyan bir mekanizmaya dönüştüğünü ortaya koyuyor.
İran yönetiminin kamu güvenliği ve ulusal güvenlik gerekçelerini, barışçıl kültürel ve sivil faaliyetleri cezalandırmanın aracı hâline getirmesi, yalnızca bireysel hak ihlali değil, aynı zamanda Güney Azerbaycan toplumunun kamusal alandaki varlığını sınırlamaya yönelik sistematik bir politika olarak değerlendiriliyor.
Bu nedenle bildirideki çağrı, yalnızca tutuklu aktivistlerin serbest bırakılması talebiyle sınırlı değil. Aynı zamanda İran’daki yargı süreçlerinin uluslararası standartlara göre izlenmesini, mahpusların sağlık ve güvenliklerinin korunmasını ve Azerbaycan Türklerinin barışçıl kimlik faaliyetlerinin suç olmaktan çıkarılmasını isteyen kapsamlı bir insan hakları çağrısı niteliği taşıyor.
Kaynak: İran’daki Azerbaycanlı Sivil ve Siyasi Aktivistlerin Durumuna İlişkin Bildiri.
📄 Bildirinin tam metnini PDF olarak indirmek, okumak için
HARAYHABER sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.
