Hürmüz Boğazı’ndaki güvenlik ve seyir krizi, Irak’ın Basra merkezli petrol ihracat modelini kırılganlaştırırken Bağdat, güney sahalarından Kerkük’e ham petrolü tankerlerle taşımaya başladı. İki günlük pilot operasyonda 209 tanker yaklaşık 38 bin varil petrol taşıdı. Rakam henüz küçük; ancak gelişmenin stratejik anlamı büyük: Irak, Ceyhan’ı Hürmüz’e karşı alternatif bir ihracat sigortasına dönüştürmeye çalışıyor.
HARAYHABER | Stratejik Haber–Araştırma–Analiz
Araştırmacı–Gazeteci–Yazar: Mesut HARAY
17 Eylül 2026
YÖNETİCİ ÖZETİ
Irak’ın güney petrol sahalarından Kerkük’teki depolama tesislerine karayoluyla ham petrol taşıma girişimi, Hürmüz krizinin Bağdat üzerindeki ekonomik baskıyı artırdığını gösteriyor. 13 Eylül’de başlayan iki günlük pilotta 209 tanker, 6 milyon litreden fazla ham petrol taşıdı. Bu miktar yaklaşık 38 bin varile karşılık geliyor. Reuters’ın haberine göre, operasyon Irak Petrol Bakanlığı tarafından KAR Group’a yaptırıldı.
Ancak burada manşet ile gerçek kapasite arasındaki farkı doğru okumak gerekiyor. Petrol henüz Basra’dan Ceyhan’a tamamen karayoluyla taşınmıyor. Karayolu, güney sahaları ile Kerkük depolama ve kuzey ihracat sistemi arasında geçici bir bağlantı işlevi görüyor. Nihai hedef ise ham petrolü Irak–Türkiye Boru Hattı üzerinden Ceyhan’a ulaştırmak.
Türkiye ve Irak arasında Ceyhan’a günlük en az 750 bin varil ham petrol taşınmasını öngören bir anlaşma bulunuyor. Buna karşılık Ceyhan’a mevcut akış yaklaşık 200 bin varil/gün seviyesinde. Dolayısıyla bugün gündemde olan şey tamamlanmış bir ihracat kapasitesi değil; Irak’ın bu kapasiteye ulaşmak için acil durum lojistiğini devreye sokmasıdır.
Bu gelişme Ceyhan’ı Hürmüz’ün yerine geçirmiyor. Fakat Ceyhan’ın, Irak petrolü için ikinci bir ana çıkış kapısı ve Türkiye için daha güçlü bir enerji jeopolitiği aracı haline geldiğini gösteriyor.
1. IRAK PETROLÜ NEDEN KARAYOLUNA ÇIKTI?
Irak’ın petrol ekonomisi ağırlıklı olarak Basra çevresindeki güney sahalarına dayanıyor. Bu sahalardan üretilen petrolün büyük bölümü Basra Körfezi’ndeki terminallerden tankerlerle dünya pazarlarına ulaştırılıyor. Bu modelin en kritik zayıflığı ise ihracatın Hürmüz Boğazı’na büyük ölçüde bağımlı olmasıdır.
Hürmüz’deki askerî gerilim ve deniz trafiğindeki sert düşüş, Irak’ın petrolünü üretmesine rağmen güvenli biçimde ihraç edememe riskini büyüttü. Reuters’ın 17 Eylül tarihli deniz trafiği verilerine dayalı haberinde, Hürmüz’den geçen gemi sayısının çarşamba günü üçe kadar düştüğü; önceki gün bu sayının 12, son 10 günlük ortalamanın ise yaklaşık 17 olduğu bildirildi. Verilerin AIS sinyalini kapatan gemileri kapsamaması nedeniyle boğazın tamamen kapandığı söylenemez; ancak ticari geçişlerin ciddi biçimde daraldığı açıktır.
Bu tablo karşısında Bağdat iki hedefi aynı anda gözetiyor:
- Güneyde üretimi devam eden petrolün depolarda birikmesini önlemek.
- Petrolün Hürmüz’e girmeden kuzey ihracat sistemine aktarılabilmesini sağlamak.
Başlatılan pilot operasyon bu nedenle yalnızca bir nakliye faaliyeti değildir. Irak, ihracat damarlarından birinin tıkanması ihtimaline karşı geçici bir “kara köprüsü” kurmaya çalışmaktadır.
2. 209 TANKER NE ANLATIYOR?
Pilot operasyonda her biri yaklaşık 30 bin litre kapasiteli 209 tanker kullanıldı. İki gün içinde 6 milyon litreden fazla ham petrol taşındı. Bu miktar yaklaşık 38 bin varile denk geliyor.
Bu rakamlar günlük ortalama yaklaşık 19 bin varillik bir taşıma anlamına geliyor. Başka bir ifadeyle mevcut pilot hacim, Ceyhan için öngörülen 750 bin varillik hedefin yaklaşık yüzde 2,5’i seviyesinde.
Bu nedenle operasyonun bugünkü hacmi, Irak’ın petrol ihracatını tek başına kurtarabilecek ölçekte değildir. Fakat pilotun amacı da zaten bu değildir. Pilot operasyonun asıl amacı şunları test etmektir:
- Güney sahalarındaki yükleme kapasitesi,
- Tanker ve sürücü bulunabilirliği,
- Güzergâh güvenliği,
- Yol ve geçiş izinleri,
- Kerkük’te depolama ve boşaltma altyapısı,
- Petrolün kuzey boru hattına teknik olarak aktarılması.
Eğer 750 bin varilin tamamının 30 bin litrelik tankerlerle taşınması gerekseydi, günlük yaklaşık 4 bin tanker seferine ihtiyaç duyulacaktı. Bu hesap, karayolunun kalıcı ana ihracat hattı olamayacağını açıkça ortaya koyuyor.
Dolayısıyla tankerler, boru hattının yerini almak için değil, boru hattına ulaşana kadar oluşan açığı kapatmak için devreye sokuluyor.
3. CEYHAN: HÜRMÜZ’ÜN İKAMESİ DEĞİL, STRATEJİK YEDEĞİ
Ceyhan’ın önemi coğrafyasından geliyor. Irak petrolü Basra üzerinden ihraç edildiğinde Hürmüz Boğazı ve Körfez deniz trafiğine bağımlı kalıyor. Kerkük–Ceyhan sistemi ise petrolü kuzeye ve oradan Akdeniz’e taşıyarak Irak’a farklı bir çıkış imkânı sunuyor.
Türkiye Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Türkiye ile Irak arasında Irak–Türkiye Boru Hattı üzerinden Ceyhan’a günlük en az 750 bin varil ham petrol taşınması ve yüklenmesine ilişkin anlaşma imzalandığını açıkladı. Ticaret Bakanlığı’nın resmî açıklamasında bu kapasitenin iki ülke arasındaki ticareti de artıracağı belirtildi.
Associated Press’in aktardığı anlaşma çerçevesinde de Irak ve Türkiye’nin, bir yıllık düzenlemeyle Ceyhan üzerinden petrol ihracatını artırmayı hedeflediği bildirildi. AP’ye göre, anlaşma Irak’ın Körfez deniz yollarına ve Hürmüz’e bağımlılığını azaltma arayışının bir sonucu.
Ancak mevcut rakamlar, hedef ile gerçekleşen kapasite arasında ciddi fark bulunduğunu gösteriyor:
- Ceyhan’a mevcut akış: Yaklaşık 200 bin varil/gün.
- Savaş öncesi akış: Yaklaşık 250 bin varil/gün.
- Yeni anlaşmadaki hedef: En az 750 bin varil/gün.
Yani mevcut akış, hedeflenen kapasitenin yalnızca yaklaşık dörtte biri düzeyinde. Eksik kapasite yaklaşık 550 bin varil/gün.
Bu farkın kapatılması yalnızca daha fazla tanker bulmaya bağlı değil. Boru hattının düzenli işletilmesi, Kerkük depolama kapasitesinin artırılması, Bağdat–Erbil petrol anlaşmasının kalıcılaştırılması ve hattın güvenliğinin sağlanması gerekiyor.
4. IRAK’IN PETROL HARİTASINDAKİ ASIL ÇELİŞKİ
Irak petrolünün kuzeye taşınması teknik olduğu kadar siyasî bir meseledir.
Irak–Türkiye Boru Hattı, 2023’te Bağdat ile Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi arasındaki hukukî ve ticarî anlaşmazlıklar nedeniyle büyük ölçüde devre dışı kaldı. ABD Enerji Bilgi İdaresi’ne göre, uluslararası tahkim kararı sonrasında Türkiye’nin Federal Irak’ın onayı olmadan Kürt bölgesinden petrol kabul etmesi sınırlandırıldı. EIA’nın Irak enerji analizinde hattın kapanmasının kuzey Irak üretimi ve ihracatı üzerinde önemli etkiler yarattığı belirtiliyor.
Buradaki temel sorun şudur:
Petrolün boru hattına girmesi, onun otomatik olarak ihraç edilebileceği anlamına gelmiyor.
Petrolün kime ait olduğu, gelirin hangi kuruma aktarılacağı, hangi şirketin taşıma ücretini alacağı ve ihracat sözleşmelerinin kimin adına yapılacağı soruları çözülmeden hattın sürdürülebilir biçimde çalışması zor.
Bu nedenle Kerkük, yalnızca coğrafi bir geçiş noktası değildir. Kerkük depolama tesisleri, Irak’ın güneydeki petrolünü kuzey ihracat hattına bağlayan stratejik bir ara merkez haline geliyor.
Bağdat açısından bu sistem, federal devletin petrol gelirleri üzerindeki kontrolünü güçlendirme imkânı sunuyor. Erbil açısından ise ihracat gelirlerinin, üretim şirketleriyle yapılan sözleşmelerin ve bölgesel ekonomik hareket alanının korunması önem taşıyor. Ankara ise bu iki aktör arasındaki anlaşmazlığı yönetmeden hattın uzun vadeli istikrarını garanti edemez.
Başka bir ifadeyle Ceyhan’ın geleceği, yalnızca Türkiye–Irak ilişkilerine değil, Bağdat–Erbil uzlaşmasının niteliğine de bağlıdır.
5. IRAK İÇİN PETROL İHRACATINDA HAYATİ MESELE
Irak ekonomisi için petrolün ihraç edilememesi, yalnızca enerji şirketlerinin gelir kaybı anlamına gelmiyor. EIA’nın IMF verilerine dayandırdığı değerlendirmeye göre petrol ihracat gelirleri 2023’te Irak hükümetinin toplam gelirlerinin yaklaşık yüzde 90’ını oluşturdu.
Bu oran, güzergâh güvenliğini doğrudan bütçe güvenliğiyle ilişkilendiriyor.
Hürmüz’de yaşanan her aksama:
- Irak’ın döviz girişini azaltıyor,
- bütçe ödemelerini zorluyor,
- petrol şirketlerinin üretim planlarını etkiliyor,
- depolama kapasitesi üzerindeki baskıyı artırıyor,
- üretimin kısılması ihtimalini gündeme getiriyor.
Bu nedenle Bağdat için Ceyhan hattının yeniden işlerlik kazanması, ticari bir tercih değil; mali istikrar meselesidir.
ABD Enerji Bilgi İdaresi, Irak’ın 2024 yılında deniz yoluyla günde 3,2 milyon varilden fazla ham petrol ihraç ettiğini ve bu ihracatın tamamının güney terminallerinden yapıldığını bildiriyor. Aynı yıl Irak petrolünün yüzde 72’si Asya’ya, yüzde 21’i ise Avrupa’ya gitti.
Bu tablo, Ceyhan üzerinden 750 bin varillik bir kapasitenin dahi Irak’ın toplam petrol ihracatının tamamını ikame edemeyeceğini gösteriyor. Fakat Ceyhan, Irak’ın ihracat sepetine önemli bir güvenlik payı ekleyebilir.
Kritik fark burada ortaya çıkıyor: Ceyhan, Hürmüz’ü ortadan kaldırmıyor; Irak’ın Hürmüz’e tamamen bağımlı kalmasını önlüyor.
6. TÜRKİYE AÇISINDAN FIRSAT VE RİSK AYNI DOSYADA
Ceyhan’ın öne çıkması Türkiye’ye önemli stratejik avantajlar sağlayabilir.
Türkiye, Irak petrolünün Akdeniz’e ulaşmasında vazgeçilmez transit ülke konumunu güçlendirebilir. Ceyhan’daki depolama, yükleme, denizcilik, sigorta, bakım ve lojistik faaliyetleri artabilir. Irak ile ulaştırma, enerji ve ticaret bağlantıları daha geniş bir ekonomik çerçeveye oturabilir.
Fakat bu fırsat kendiliğinden oluşmaz. Türkiye’nin önünde beş temel dosya bulunuyor:
- Boru hattının teknik kapasitesi: Hattın düzenli ve yüksek hacimli ihracata uygun hâle getirilmesi gerekiyor.
- Bağdat–Erbil hukukî çerçevesi: Gelir paylaşımı ve ihracat yetkisi kalıcı biçimde düzenlenmeli.
- Kerkük depolama altyapısı: Güneyden gelen petrolün geçici olarak tutulabileceği ve boru hattına aktarılabileceği kapasite artırılmalı.
- Güzergâh güvenliği: Güney sahalarından Kerkük’e uzanan kara yolu ve boru hattı güvenliği birlikte ele alınmalı.
- Ticarî sürdürülebilirlik: Petrol kalitesi, alıcı sözleşmeleri, sigorta primleri ve yükleme programları uzun vadeli bir model içinde düzenlenmeli.
Türkiye, Ceyhan’ı yalnızca bir liman olarak görürse gelişmenin ekonomik boyutuyla sınırlı kalır. Oysa Ceyhan, Basra’dan Kerkük’e, Kerkük’ten Akdeniz’e uzanan geniş bir enerji ve güvenlik koridorunun son halkasıdır.
Bu koridorun herhangi bir noktasındaki zafiyet, Ceyhan’daki kapasitenin kâğıt üzerinde kalmasına yol açabilir.
7. İRAN VE BÖLGESEL DENGE AÇISINDAN CEYHAN’IN ANLAMI
Hürmüz, enerji taşımacılığında askerî ve jeopolitik baskının en görünür noktalarından biridir. Boğazdaki risk yükseldikçe petrol taşıyan gemilerin sayısı azalıyor, sigorta maliyetleri artıyor ve alıcılar daha güvenli güzergâh arayışına giriyor.
Bu şartlarda Ceyhan’ın güçlenmesi, Irak’ın İran Körfezi’ndeki deniz geçişlerine olan bağımlılığını azaltır. Bu durum, İran’ın Hürmüz üzerinden oluşturduğu stratejik baskı alanını tamamen ortadan kaldırmaz; fakat Bağdat’ın seçeneklerini artırır.
Burada dikkat edilmesi gereken nokta, Ceyhan’ın doğrudan bir “İran karşıtı proje” olarak okunmaması gerektiğidir. Irak açısından mesele öncelikle ihracatın devamlılığı ve devlet gelirlerinin korunmasıdır. Ancak enerji yollarındaki çeşitlenme, kaçınılmaz olarak bölgesel güç dengelerini de etkiler.
Kerkük–Ceyhan hattı çalıştığı ölçüde:
- Irak’ın pazarlık gücü artar,
- Türkiye’nin transit ülke rolü güçlenir,
- Akdeniz pazarlarının Irak petrolüne erişimi kolaylaşır,
- Hürmüz’ün tek geçiş noktası olma niteliği kısmen zayıflar.
Bu etkinin kalıcı hâle gelmesi ise tanker sayısından çok, boru hattının güvenilirliğine ve siyasî anlaşmaların sürekliliğine bağlıdır.
8. OLASI SENARYOLAR
Birinci senaryo: Kontrollü acil durum hattı
En olası kısa vadeli tablo budur. Irak, tankerlerle güneyden Kerkük’e sınırlı miktarda petrol taşımaya devam eder. Ceyhan’a ulaşan akış 200–250 bin varil/gün bandında tutulur. Bu model, Hürmüz’deki baskı devam ettiği sürece Irak’a zaman kazandırır; ancak 750 bin varillik hedefe ulaştırmaz.
İkinci senaryo: Ceyhan’da gerçek kapasite artışı
Bağdat, Erbil ve Ankara arasında kalıcı bir petrol anlaşması sağlanır; depolama ve yükleme altyapısı geliştirilir; boru hattı düzenli çalışır. Bu durumda Ceyhan üzerinden 500–750 bin varillik kapasiteye yaklaşılması mümkün olabilir.
Bu senaryonun önündeki en büyük engel teknik değil, hukukî ve siyasî belirsizliktir.
Üçüncü senaryo: Güzergâhın siyasallaşması
Irak içindeki aktörler arasındaki anlaşmazlıklar, güvenlik sorunları veya bölgesel saldırı riski artarsa Ceyhan hattı yeniden pazarlık aracına dönüşebilir. Petrol akışı sadece enerji piyasalarının değil, Bağdat–Erbil–Ankara ilişkilerinin de baskı unsuru hâline gelir.
Dördüncü senaryo: Hürmüz’de normalleşme
Hürmüz’de deniz trafiği yeniden artarsa Irak’ın tanker operasyonuna duyduğu acil ihtiyaç azalabilir. Fakat Ceyhan’ın önemi ortadan kalkmaz. Çünkü kriz, Irak’a tek güzergâha bağımlılığın maliyetini göstermiştir.
HARAYHABER DEĞERLENDİRMESİ
Irak’ın tankerleri kuzeye yalnızca petrol taşımıyor; Bağdat’ın Hürmüz’e mahkûm kalmak istemediğini de gösteriyor.
İki günde taşınan 38 bin varil, küresel petrol piyasasını değiştirecek bir hacim değildir. Fakat bu miktar, Irak’ın kriz anında güney üretimini kuzey ihracat sistemine bağlayabileceğini göstermesi bakımından önemlidir.
Bununla birlikte “Irak petrolü karayoluyla Ceyhan’a akıyor” şeklindeki bir okuma eksik kalır. Şu anda karayolu, güney sahaları ile Kerkük arasındaki acil bağlantıyı kuruyor. Ceyhan’a ulaşılması için asıl belirleyici unsur, Irak–Türkiye Boru Hattı’nın düzenli işletilmesi ve Kerkük’teki ara depolama kapasitesinin büyütülmesidir.
Ceyhan, Hürmüz’ün yerine bir gecede geçemez. Irak’ın toplam ihracatı, güney terminallerine ve Körfez deniz yollarına hâlâ büyük ölçüde bağlıdır. Ancak Ceyhan’ın stratejik değeri, Hürmüz’ün yerini tamamen almasına değil, Hürmüz’ü tek seçenek olmaktan çıkarmasına dayanır.
Bu kriz Türkiye’ye de açık bir mesaj veriyor:
Ceyhan artık yalnızca bir petrol terminali değil; Irak’ın ekonomik dayanıklılığı, Türkiye’nin enerji jeopolitiği ve Doğu Akdeniz’in ihracat güvenliği açısından stratejik bir karar merkezidir.
Kalıcı kazanç, tanker sayısını artırmakla değil; Basra–Kerkük–Ceyhan hattını hukukî, teknik, ticari ve güvenlik boyutlarıyla tek bir koridor olarak yönetmekle elde edilecektir.
KAYNAKLAR
- Reuters – Iraq trucks southern crude north in bid to raise exports via Turkey
- Reuters – Strait of Hormuz vessel traffic falls
- Associated Press – Iraq–Turkey oil pipeline agreement
- T.C. Ticaret Bakanlığı – Irak–Türkiye Boru Hattı ve Ceyhan anlaşması
- U.S. Energy Information Administration – Iraq Energy Analysis
HARAYHABER sitesinden daha fazla şey keşfedin
Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.
