Tahran, devrim ihracını dış politikasına, dinî itaati iç siyasetine dönüştürdü. Bedelini Irak’tan Yemen’e, Suriye’den Körfez ülkelerine ve İran’da yaşayan kadınlara kadar milyonlarca insan ödedi.

HARAYHABER | Köşe Yazısı

İran rejiminin siyaseti açıktır: İktidarını dinî söylemle tahkim ederken, bölgedeki nüfuzunu silahlı gruplar ve rejim değiştirme çağrıları üzerinden genişletiyor. Ardından bu siyasetin eleştirilmesini İslam’a saldırı gibi gösteriyor. Oysa eleştirilen inanç değil, inancı iktidarın kalkanına çeviren rejimdir.

Irak bunun en açık örneklerinden biridir. Humeyni, 1980’de Irak ordusuna Saddam’ı devirme çağrısı yaptı. Dönemin ABD değerlendirmeleri, İran’ın Iraklı muhaliflere propaganda, eğitim ve sınırlı silah desteği verdiğini; Baas yönetiminin yerine İslam Cumhuriyeti kurmayı hedeflediğini kayda geçirdi. İran’ın Irak’a karşı siyasî ve ideolojik savaşı, Irak ordusu sınırı geçmeden önce başlamıştı. Saddam’ın işgal kararı kendisine aittir; fakat bu karar, Tahran’ın rejim değiştirme siyasetinden bağımsız okunamaz. Savaşın siyasi zeminini Tahran hazırladı, tam ölçekli işgali Bağdat başlattı.

Tahran, Suriye’de Esad diktatörlüğünü ayakta tutmak için askerî danışmanlarını ve müttefik milisleri devreye soktu. Yemen’de Husilere sağladığı silah ve eğitim desteğiyle ülkeyi nüfuz savaşının alanına çevirdi. Husilerin Kızıldeniz’deki gemilere ve Suudi Arabistan’daki hedeflere saldırıları, “direniş” söyleminin Arap halklarına da nasıl zarar verdiğini gösterdi. Reuters’ın 2026 tarihli incelemesi, İran ve müttefiklerinin Körfez’deki petrol, gaz, liman ve havaalanı altyapılarına 135’ten fazla saldırı düzenlediğini bildirdi. Bu, yalnızca askerî bir hesap değil; bölge halklarının geçimini ve güvenliğini hedef alan bir iktidar siyasetidir.

Aynı rejim, İran’da kadınların hayatını zorunlu başörtüsü ve baskıyla denetliyor. Mehsa Amini’nin gözaltında ölümünü inceleyen BM misyonu, ölümün hukuka aykırı olduğunu; protestoların bastırılmasında öldürme, işkence ve keyfî tutuklama bulguları bulunduğunu bildirdi. Devrim Muhafızlarının 2026’da 12 yaşındaki çocukları güvenlik ve savaş destek faaliyetlerine çağırması da bu düzenin nereye vardığını gösteriyor: Kadınların iradesini bastıran, çocukları militarize eden bir iktidar, din adına konuştuğunu söyleyerek hesap vermekten kaçamaz.

Azerbaycan’a yönelik dinî söylemli baskı ve propaganda da bu siyasetin parçasıdır. Başörtüsü meselesi, Tahran’daki sertlik yanlılarınca Bakü’ye karşı siyasi bir araca çevriliyor; aynı sırada İran’da kadınlar zorunlu örtünme baskısıyla karşı karşıya. Türkiye’de bu söylemi tekrarlayıp Azerbaycan’a nefret kusan çevreler, kadın haklarını savunmuyor; İran rejiminin bölgesel propagandasına hizmet ediyor. Azerbaycan’ın iç politikası elbette eleştirilebilir, fakat bu eleştiri ülkenin egemenliğine ve Türk dünyası dayanışmasına düşmanlığa dönüştürülemez.

İran rejimi İslam dünyasındaki bütün sorunların tek kaynağı değildir; fakat devrim ihracı, silahlı müttefik ağları, kadınlara yönelik baskısı ve protestolara karşı şiddetiyle bölgedeki yıkımın başlıca sorumlularından biridir. İslam’ı savunmak, Tahran’ın iktidarını savunmak değildir. Din, kadınları susturmanın; çocukları silahlı düzenin parçası yapmanın; komşu halkları füze ve vekil savaşlarıyla korkutmanın bahanesi olamaz. Bölgeyi yakıp sonra İslam’ı kalkan yapan bu iktidar siyasetine verilecek hüküm nettir: Tahran, işlediği siyasetin hesabını vermelidir.

Yazar

  • Mesut HARAY

    Bu platform, Güney Azerbaycanlı araştırmacı, gazeteci Mesut HARAY tarafından kurulmuştur. Türkiye, Güney Kafkasya, Orta Doğu ve Orta Asya'daki gelişmeleri; tarihsel bağlam, aktörlerin motivasyonları ve uluslararası dengeler ışığında yorumlarız. Tarafsız, bağımsız ve gerçeklere dayalı gazetecilik anlayışıyla; okura yalnızca bilgi değil, anlama yetisi kazandıran bir perspektif sunmak öncelikli hedefimizdir. Bu site; araştıran, sorgulayan ve geleceği öngörmeye çalışan herkes için bir analiz üssüdür.


HARAYHABER sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

Mesut HARAY adlı kullanıcının avatarı

By Mesut HARAY

Bu platform, Güney Azerbaycanlı araştırmacı, gazeteci Mesut HARAY tarafından kurulmuştur. Türkiye, Güney Kafkasya, Orta Doğu ve Orta Asya'daki gelişmeleri; tarihsel bağlam, aktörlerin motivasyonları ve uluslararası dengeler ışığında yorumlarız. Tarafsız, bağımsız ve gerçeklere dayalı gazetecilik anlayışıyla; okura yalnızca bilgi değil, anlama yetisi kazandıran bir perspektif sunmak öncelikli hedefimizdir. Bu site; araştıran, sorgulayan ve geleceği öngörmeye çalışan herkes için bir analiz üssüdür.

Bir yanıt yazın

HARAYHABER sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin

HARAYHABER sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin