Yazar: Çenli Bel
Beklendiği üzere, İsrail ve Amerika’nın Batı Azerbaycan ile Azerbaycan’ın diğer bölgeleri ve Tahran arasındaki kara bağlantısını kesmeye yönelik adımlar attığı ifade edilmektedir. İran’ın hava sahasında etkin hareket kabiliyetinin neredeyse mümkün olmaması nedeniyle, fiilen tek bağlantı yolu kara hatlarıdır.
Bugün (Salı, 17,03,2026), Tebriz–Urmiye kara yolu hedef alınmış, böylece normalde yaklaşık 90 dakika süren ulaşım süresi en az 200 dakikaya çıkmıştır. Eğer diğer yollar da hedef alınırsa, Batı Azerbaycan’ın diğer bölgelerle kara bağlantısı tamamen kopma riskiyle karşı karşıya kalacaktır.
Tüm bu gelişmelerin, Kürt terör örgütlerinin Azerbaycan topraklarına sızması ve işgal girişimleri için zemin hazırlama amacı taşıdığı öne sürülmektedir. Her ne kadar güvenlik güçleri tarafından bu gruplara ağır darbeler indirildiği belirtilse de, iki temel mesele göz ardı edilmemelidir:
1. Kürt terör örgütleri meselesi yalnızca Batı Azerbaycan’ın sorunu değildir. Bugün Urmiye, Sulduz, Salmas, Tikantəpə, Maku, Hoy, Çaldıran, Poldəşt, Qoşaçay, Sayınqala ve daha birçok yerleşim, terör tehdidine karşı birer sağlam kale gibi direnmektedir. Bu bölgeler, artık tüm Azerbaycan’dan somut destek beklemektedir.
2. Her ne kadar askeri ve güvenlik güçleri sahada aktif olsa da, halkın örgütlenmesi ve olası saldırılara karşı hazırlanması yönündeki çağrılara şu ana kadar somut bir karşılık verilmemiştir. Oysa Azerbaycan’ın nice yiğit gençleri, kadınları ve erkekleri, hiçbir beklenti içinde olmadan bu toprakları savunmak için canlarını ortaya koymaya hazırdır. Ancak ne yazık ki bu çağrılar yeterince karşılık bulmamaktadır.
Henüz geç kalınmadan, yetkililerin halkı organize edecek, gönüllü savunma birlikleri oluşturacak adımları acilen atması gerektiği vurgulanmaktadır.
HarayHaber Ekibi Olarak Değerlendirme
Bu metin, sahadaki askeri gelişmeler kadar, algı ve psikolojik savaşın da yoğun biçimde sürdüğünü göstermektedir. Kara hatlarının hedef alınması, yalnızca askeri değil; aynı zamanda lojistik, sosyal ve psikolojik bir kuşatma stratejisinin parçası olarak okunmalıdır.
Ancak burada dikkat edilmesi gereken en kritik nokta şudur:
Bölgedeki tehdit anlatıları, gerçek güvenlik riskleri ile jeopolitik propaganda unsurlarının iç içe geçtiği bir zeminde üretilmektedir. Bu nedenle her iddia, çok boyutlu analizle ele alınmalıdır.
Batı Azerbaycan meselesi, yalnızca yerel bir güvenlik sorunu değil; Güney Azerbaycan’ın geleceği, İran’ın iç dengeleri ve bölgesel güç rekabetiyle doğrudan bağlantılı stratejik bir kırılma hattıdır.
HarayHaber olarak altını çiziyoruz:
Eğer sahada gerçekten bir güç boşluğu oluşursa, bu boşluğu yalnızca yerel aktörler değil, küresel ve bölgesel projeler de dolduracaktır. Bu yüzden mesele, yalnızca savunma değil; aynı zamanda siyasi akıl, organizasyon ve stratejik bilinç meselesidir.
HARAYHABER ile Dünyaya Güney Azerbaycan Gözüyle Bakıyoruz
HARAYHABER sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.
