Almanya’nın Berlin kentinde İran Halk Mücahitleri Örgütü (MEK) tarafından düzenlenen son gösteride, sözde “ezilen milletleri temsil eden” bayrakların sergilenmesi, muhalif vitrin süslemesinden öteye geçmeyen hesaplı bir propaganda girişimi olarak kayda geçti. Gösteride Güney Azerbaycan Türklerini simgeleyen bayrakların sınırlı sayıda kişi tarafından taşınması, ilk bakışta dayanışma görüntüsü vermeyi amaçlasa da, gerçekte derin bir çelişkiyi ve ciddi bir siyasi ikiyüzlülüğü açığa çıkardı.
Çünkü bu bayrakları sahneye süren yapı, kendi örgütü içinde Farsça dışında tek kelime konuşmayı dahi yasaklayan, etnik kimlikleri tanımayan, tekçi ve merkeziyetçi bir ideolojinin taşıyıcısıdır. İran Halk Mücahitleri, geçmişten bugüne ne kültürel çoğulculuğu ne de milletlerin kendi kaderini tayin hakkını savunmuştur. Bugün Berlin sokaklarında taşınan bayraklar, bu gerçeği örtmeye yetmez.
Temsil Değil, Araçsallaştırma
Ortada açık bir soru vardır:
Bir halkın bayrağı, o halkın iradesi olmadan kimin adına taşınmaktadır?
Güney Azerbaycan bayrağının birkaç kişinin elinde, örgüt disiplininin gölgesinde dolaştırılması; Güney Azerbaycan Milli Hareketi’nin gücünü değil, bir örgütün uluslararası meşruiyet devşirme çabasını temsil etmektedir. Bu, dayanışma değil; açık bir istismardır.
Hafıza Taze: Dün İnkar, Bugün Pazarlama
Unutulmamalıdır ki aynı örgüt, geçmişte Güney Azerbaycan topraklarını “Batı Azerbaycan Kürt bölgesi” olarak tanımlamış; Türk varlığını sistematik biçimde yok saymıştır. Dün coğrafyayı inkâr edenlerin, bugün o coğrafyanın bayrağını elde tutması ideolojik bir dönüşüm değil, siyasi bir dolandırıcılıktır.
Bu nedenle Berlin’de sergilenen görüntüler, bir zihniyet değişimini değil; Fars merkezci devlet aklının muhalif kılık altında yeniden pazarlanmasını temsil etmektedir.
Milli Hareket Maskesi Altındaki Tehlikeli Taşeronluk
Daha da vahim olan, kendilerini “Güney Azerbaycan Milli Hareketi” etiketiyle sunup bu sahnelere sessiz kalan ya da destek veren yapılardır. Bu çevreler, Güney Azerbaycan’ı Halk Mücahitleri’nin bir parçası gibi sunarak, farkında olarak ya da olmayarak Fars egemenliğini küresel alana taşıyan işlevsel aparatlar hâline gelmektedir.
Bu tutum, sadece siyasi bir hata değil; Güney Azerbaycan halkının on yıllardır verdiği kimlik, dil ve varlık mücadelesine açık bir saygısızlıktır.
Bayrak Elden Ele Geçmez
Bir terör örgütü; başka milletlerin dilini yasaklayıp, kimliğini inkâr edip, coğrafyasını parçalayıp; bugün işine geldiğinde onların bayraklarını vitrine koyarak kimseyi kandıramaz. Güney Azerbaycan ile Fars merkeziyetçi ve Şii ideolojik devlet aklı arasında kapatılamaz bir mesafe vardır.
Bu mesafeyi görmezden gelen herkes, ya itirazın ruhunu anlamamaktadır ya da bilinçli biçimde Güney Azerbaycan Milli Hareketi’ni başkalarının oyuncağı hâline getirmeye çalışmaktadır.
Araştırmacı, yazar: Mesut HARAY
HARAYHABER sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.
