İran’da son dönemde yaşanan protestolara yönelik sert müdahalelerin bilançosu ağırlaşıyor.
Öğretmenler Sendikaları Koordinasyon Konseyi Sözcüsü Muhammed Habibi, son gösteriler sırasında hayatını kaybeden öğrencilerin sayısının 160’ı geçtiğini açıkladı.
Habibi, X (eski Twitter) platformunda yaptığı paylaşımda, açıklanan rakamın vahametini şu sözlerle ortaya koydu:
“Bu sayı, şimdiye kadar en az beş sınıfın tamamen katledildiği anlamına geliyor. Dünyanın hiçbir yerinde bir öğrencinin ‘sloganı’na verilen cevap kurşun olmamalıdır.”
Eğitim camiası kaynakları, hayatını kaybedenlerin önemli bir bölümünün ortaokul ve lise çağındaki öğrenciler olduğunu belirtirken, güvenlik güçlerinin protestolara yönelik orantısız güç kullanımının sistematik bir nitelik kazandığına dikkat çekiyor.
İnsan hakları savunucuları ise öğrencilere yönelik ölümlerin yalnızca bireysel vakalar değil, devlet şiddetinin kurumsallaştığını gösteren alarm verici göstergeler olduğunu vurguluyor.
Kısa Analiz | Sınıflardan Sokaklara: Rejimin Kırmızı Çizgisi Gençlik
İran’da öğrenci ölümlerinin bu ölçekte artması, protestoların rejim açısından tehlikeli bir eşik aştığını gösteriyor. Eğitim çağındaki gençler, ideolojik kontrolün en zayıf olduğu ve toplumsal dönüşüm potansiyelinin en yüksek olduğu kesimi oluşturuyor.
“Beş sınıfın katledilmesi” ifadesi, yalnızca istatistiksel bir vurgu değil; geleceğin bilinçli biçimde hedef alındığının sembolik ilanıdır. Rejimin sloganlara kurşunla karşılık vermesi, meşruiyet krizinin derinliğini ve güvenlik merkezli reflekslerin siyasi çözümün önüne geçtiğini açıkça ortaya koyuyor.
Bu tablo, İran’daki krizin artık sokak düzeni meselesi değil, doğrudan toplumsal sözleşmenin çöküşü boyutuna ulaştığını gösteriyor.
HARAYHABER sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.
