26 yaşındaki gencin meydanda kendini yakması sonrası başsavcılık olayı ruhsal sorunlarla açıkladı; sosyal medyada ise sivil giyimli görevlilerce dövüldüğü iddiası yayıldı. Ancak olayın gerçek nedeni ve güvenlik güçlerinin müdahale biçimi hâlâ belirsiz
HARAYHABER | Haber–Analiz
Araştırmacı–Gazeteci–Yazar: Mesut HARAY
İran’ın Hamedan kentinde yaklaşık 26 yaşındaki bir genç, 6 Eylül 2026 Pazar günü İmam Humeyni Meydanı’nda üzerine benzin dökerek kendini yaktı. İlk yerel bilgilere göre olay yerine ulaşan 115 Acil Servis ekipleri gence müdahale etti ve yaralı hastaneye kaldırıldı.
İttelaat gazetesi, gencin baş ve yüz bölgesinde yanıklar bulunduğunu, ilk olarak Besat Hastanesi’ne sevk edildiğini ve sağlık çalışanlarının olayın nedenini “kişisel sorunlar” olarak değerlendirdiğini yazdı. İttelaat
Ancak olaydan sonra Hamedan Başsavcısı Abbas Necefî farklı bir açıklama yaptı. Necefî, gencin geçmişte “ruhsal ve psikolojik sorunlar” yaşadığını ve ilk incelemelere göre kendini yakma eyleminin bu nedenle meydana geldiğini ileri sürdü. Başsavcı, güvenlik ve sağlık ekiplerinin zamanında müdahale ederek genci hastaneye ulaştırdığını belirtti.
Fakat açıklamadaki “ilk incelemelere göre” ifadesi kritik önem taşıyor. Çünkü bu, tamamlanmış bir soruşturma sonucu değil, yetkililerin olayın hemen ardından yaptığı ön değerlendirme anlamına geliyor. Gencin hangi psikolojik rahatsızlığa sahip olduğu, bu iddianın hangi tıbbi kayda dayandığı ve olaydan önce ne yaşandığı kamuoyuna açıklanmış değil.
Sosyal medyada ise olayın farklı bir boyutu öne çıkarıldı. DEJ adlı hesap, gencin meydanda sivil giyimli güvenlik görevlileri tarafından yumruk ve tekmelerle dövüldüğünü, ardından kendini yaktığını ve görevlilerin olay yerinden uzaklaştığını ileri sürdü.
Bazı sosyal medya hesapları da eylemi “protesto amaçlı kendini yakma” ve “sosyal-ekonomik baskıların sonucu” olarak nitelendirdi. Ancak gencin siyasi bir slogan attığına, bir mesaj bıraktığına veya eylemini belirli bir kuruma karşı protesto amacıyla gerçekleştirdiğine dair doğrulanmış bir bilgi bulunmuyor.
Bu nedenle sosyal medyada yayılan darp iddiası ciddiye alınması gereken bir tanık anlatısıdır; fakat şu aşamada bağımsız biçimde doğrulanmış bir gerçek değildir. Olay öncesini gösteren kesintisiz video, kimliği açıklanmış bağımsız tanık, güvenlik kamerası kaydı veya polis tutanağı kamuoyuna sunulmadı.
Sosyal medya anlatılarında olay tarihi konusunda da çelişki bulunuyor. Bazı paylaşımlarda olay “14 Şehriver Pazar günü” olarak verildi. Oysa 14 Şehriver 1405, Cumartesi gününe denk geliyor. Resmî açıklamalar ve yerel kaynaklar ise olayın 15 Şehriver, yani 6 Eylül Pazar günü gerçekleştiğini bildiriyor. Bu tarih hatası, sosyal medya paylaşımlarının güvenilirliği açısından dikkate alınması gereken bir ayrıntı.
Hastane bilgileri konusunda da farklılık var. İlk yerel paylaşımlar ve İttelaat, gencin Besat Hastanesi’ne götürüldüğünü bildirirken, Başsavcı daha sonra Sina Hastanesi’nde yatırılması için talimat verildiğini açıkladı. Bu fark, ilk sevk ile sonraki tedavi aşamasından kaynaklanmış olabilir; ancak yetkililer süreci açık biçimde anlatmadı.
İran’da kamuoyunda tepki doğuran olayların ardından yetkililerin meseleyi “kişisel sorun”, “ruhsal rahatsızlık” veya “dengesiz davranış” çerçevesinde açıklaması, devlet görevlilerinin olası sorumluluğuna ilişkin soru işaretlerini ortadan kaldırmıyor. Hamedan olayında da başsavcılık, gencin psikolojik geçmişini öne çıkarırken olaydan önce yaşananları ve güvenlik güçlerinin müdahale biçimini ayrıntılandırmadı.
Bu nedenle “genç psikolojik sorunları nedeniyle kendini yaktı” cümlesi şu an için kesinleşmiş bir gerçek değil, resmî makamların ön değerlendirmesidir. Aynı şekilde “güvenlik güçleri tarafından dövüldüğü için kendini yaktı” iddiası da henüz kanıtlanmış değildir.
Gerçeğin ortaya çıkarılması için meydandaki güvenlik kameraları incelenmeli, 110 ve 115 çağrı kayıtları açıklanmalı, hastane kabul belgeleri kamuoyuna sunulmalı ve olay sırasında orada bulunan tanıkların ifadeleri alınmalıdır. Sosyal medyada yayılan görüntülerin de ham dosyaları, çekim zamanı ve konum bilgileri üzerinden incelenmesi gerekir.
Hamedan’da doğrulanan gerçek şudur: 26 yaşındaki bir genç kendini yakarak ağır biçimde yaralanmış ve hastaneye kaldırılmıştır. Bunun ötesindeki nedenler ve sorumluluklar ise hâlâ soruşturulmayı beklemektedir.
Resmî makamlar olayı psikolojik sorunlarla açıklıyor; sosyal medya ise güvenlik güçlerinin şiddetini işaret ediyor. Hamedan’da yanan yalnızca bir gencin bedeni değil, aynı zamanda İran’daki tek taraflı ve kapalı bilgi düzenine duyulan güvendir.
Kaynaklar: Hamedan Şehir Kanalı, IRNA, Mehr Haber Ajansı, DEJ – X, DEJ – Instagram, Sosyal medya paylaşımı
HARAYHABER sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.
