Güney Azerbaycan’ın Urmiye Sevdalısı Taymaz Urmulu, Virginia’da Hayata Veda Etti
Güney Azerbaycan’ın Urmiye şehrinden olan yazar, düşünce insanı ve millî hareket aktivisti Taymaz Urmulu, Amerika Birleşik Devletleri’nin Virginia eyaletinde hayatını kaybetti. Ömrünü Urmiye’nin, Batı Azerbaycan’ın ve Güney Azerbaycan Türklerinin geleceğine adamış bir mücadele insanı daha vatanına dönemeden gurbette hayata gözlerini yumdu.
Güney Azerbaycan semasından bir yıldız daha kaydı. Böyle başlıkları yazmayı hiç sevmiyorum. Çünkü gurbette yaşayan bir vatan evladının ölüm haberini yazmak, yalnızca bir insanın aramızdan ayrıldığını duyurmak değildir. Her böyle haberde, vatanına dönemeden kapanan gözleri, yarım kalan mücadeleyi ve doğduğu toprağa kavuşamadan sona eren bir ömrü düşünürüz.
Gurbette her ölüm haberi aldığımda içimde bir şeylerin koptuğunu hissediyorum. Hele o haber, ömrünü vatan hasretiyle geçirmiş bir Güney Azerbaycan Türküne aitse, insan sanki bir kez ölür, yeniden dirilir ve bir sonraki gurbet ölümünü bekleyenlerin arasına yeniden girer. Çünkü bizim gurbetteki ölümlerimiz sıradan ölümler değildir. Bizim ölümlerimizde yarım kalan bir dönüş, bir daha görülemeyen ana yurdu, öpülemeyen vatan toprağı ve yürünemeyen çocukluk sokakları vardır.
Bizim gurbet ölümlerimizde Urmiye’nin, Tebriz’in, Hoy’un, Erdebil’in, Zencan’ın ve bütün Güney Azerbaycan’ın hasreti saklıdır. Taymaz Urmulu da Urmiye’den binlerce kilometre uzakta, Virginia’da hayata veda etti. Doğduğu şehrin gökyüzünden, mahallesinden ve çocukluğunun geçtiği sokaklardan uzakta son nefesini verdi.







Oysa en büyük arzularından biri, bir gün yeniden Urmiye’ye dönmek, kendi mahallesine gitmek ve kendi sokağının başında özgürce yürüyebilmekti. Dışarıdan bakıldığında bu, sade bir insan arzusu gibi görülebilir. Ancak yıllarını gurbette geçiren biri için kendi sokağında yürümek, dünyanın en büyük özgürlüklerinden biridir. Çünkü o sokak yalnızca taş, duvar ve asfalt değildir; o sokak kimliktir, geçmişin hatırasıdır, ana dilidir ve vatandır.
Taymaz Urmulu’nun Urmiye’ye dönme arzusu da yalnızca kişisel bir özlem değildi. Onun vatan hasreti, Güney Azerbaycan’ın özgürlüğüne, Türk milletinin kendi toprağında onurlu biçimde yaşamasına ve Urmiye’nin millî kimliğinin korunmasına duyduğu inançla birleşmişti. O, Batı Azerbaycan’ın terör örgütlerinin, silahlı yapıların ve bölgesel hesapların insafına bırakılmaması gerektiğini savunuyordu.
Urmiye’nin Türk yurdu olduğunu ve bu tarihî gerçeğin hiçbir siyasi proje tarafından değiştirilemeyeceğini düşünüyordu. Urmiye’nin geleceğini, yalnızca bir şehrin geleceği olarak değil, Güney Azerbaycan’ın millî varlığı ve Batı Azerbaycan’ın güvenliği açısından ele alıyordu. Bu nedenle onun mücadelesinin merkezinde hem Urmiye’nin tarihî kimliği hem de Güney Azerbaycan Türklerinin kendi yurtlarında özgürce yaşayabilme hakkı bulunuyordu.
Taymaz Urmulu, Urmiye Gölü’nün kurumasını da yalnızca çevresel bir felaket olarak görmüyordu. Gölün ölmesinin Güney Azerbaycan’ın sosyal yapısını, ekonomisini, insan sağlığını ve tarihî Türk varlığını tehdit eden büyük bir millî felaket olduğunu biliyordu. Urmiye Gölü kururken yalnızca su çekilmiyor; bir milletin hatıraları, köyleri, tarım alanları ve geleceği de kuruyordu.
Gölün yerinde kalacak tuz çölü yalnızca toprağı değil, Güney Azerbaycan insanının sağlığını, geçim kaynaklarını ve yurduna bağlılığını da tehdit etmektedir. Bu nedenle Urmiye Gölü meselesi, sadece çevre politikalarının değil, millî güvenliğin, demografik yapının ve Güney Azerbaycan’ın geleceğinin bir parçasıdır. Taymaz Urmulu bu tehlikelere karşı yazılarıyla, düşünceleriyle ve siyasi faaliyetleriyle ses yükselten isimlerden biriydi.
Gurbette yaşayan millî mücadele insanlarının kaderi çoğu zaman birbirine benzer. Bedenleri başka ülkelerde yaşar, fakat ruhları Güney Azerbaycan’da kalır. Sabah başka bir ülkenin gökyüzüne uyanırlar, ancak gözlerinin önüne Urmiye’nin sokakları gelir. Başka dillerin konuşulduğu şehirlerde yürürler, fakat kulaklarında ana dillerinin sesi dolaşır. Başka topraklarda yaşlanırlar, ancak son nefeslerine kadar vatanlarına dönme umudunu yitirmezler.
Taymaz Urmulu’nun hayatı da Urmiye’den Amerika’ya uzanan uzun bir gurbet hikâyesiydi. Ancak bu hikâyenin merkezinde kilometreler, ülkeler ve şehirler değil; vatan sevgisi, millî kimlik ve doğduğu toprağa duyduğu bağlılık vardı. O, gurbette yaşasa da Urmiye’den kopmadı; Urmiye’nin geleceğini, Batı Azerbaycan’ın güvenliğini ve Güney Azerbaycan Türklerinin millî haklarını düşünmeye devam etti.
Artık Urmiye’ye dönemeyecek. Kendi sokağının başında duramayacak, doğduğu şehrin yollarında yürüyemeyecek ve Urmiye Gölü’nün kıyısında yeniden dolaşamayacak. Fakat onun taşıdığı vatan hasreti, Güney Azerbaycan’ın başka evlatlarının yüreğinde yaşamaya devam edecektir.
Bugün yalnızca bir insanı kaybetmedik. Bir Urmiye sevdalısını, bir millî düşünce insanını, bir yazarı ve siyasi aktivisti kaybettik. Onun vefatı, gurbette yaşayan bütün Güney Azerbaycan Türklerine bir kez daha aynı acı gerçeği hatırlattı: Vatanına dönemeden ölen her insanımızla birlikte, yarım kalan bir kavuşma hayali daha toprağa veriliyor.
Ancak millî mücadele insan ömrüyle sınırlı değildir. Bir insan gider, düşüncesi kalır. Bir kalem susar, yazdığı sözler konuşmaya devam eder. Bir vatan evladı gurbette ölür, fakat onun dönüş arzusu binlerce insanın yüreğinde yeniden doğar.
Taymaz Urmulu’nun Urmiye’ye dönme hayali artık yalnızca onun hayali değildir. Bu hayal, Güney Azerbaycan’ın özgürlüğüne inanan, Batı Azerbaycan’ın geleceğini düşünen ve Türk milletinin kendi yurdunda onurlu biçimde yaşamasını isteyen herkesin ortak emanetidir.
Bir gün Urmiye’de kendi sokağımızın başında korkmadan yürümek, Urmiye Gölü’nün yeniden canlandığını görmek, Batı Azerbaycan’ın geleceğini terör örgütlerinin değil o toprağın gerçek sahiplerinin belirlediğine tanıklık etmek ve Güney Azerbaycan Türkünün kendi yurdunda yabancı değil, özgür ve onurlu bir millet olarak yaşadığını görmek, onun taşıdığı büyük arzunun parçalarıydı.
Taymaz Urmulu bu günleri göremeden gitti. Fakat onun inancı, vatan sevgisi ve bıraktığı düşünce mirası bizimle kalacaktır. Onun Urmiye’ye duyduğu özlem, gurbette yaşayan her Güney Azerbaycan Türkünün yüreğinde yaşamayı sürdürecektir.
Ailesinin, yakınlarının, dostlarının ve Güney Azerbaycan millî hareketinin başı sağ olsun.
Ruhu şad, xatirəsi əziz olsun.
Vətənə dönə bilmədi, amma Vətən onun ürəyindən heç vaxt getmədi.
Araştırmacı–Gazeteci: Mesut HARAY
HARAYHABER
HARAYHABER sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.
