13 GÜNEY AZERBAYCANLIYA 85 YIL HAPİS

HARAYHABER | Stratejik Haber – Analiz
Araştırmacı, Yayıncı: Mesut HARAY

İran rejimi bir kez daha Güney Azerbaycan’a sert bir mesaj verdi. Tebriz Temyiz Mahkemesi, 13 Azerbaycan Türkü milli aktivist hakkında verilen ağır hapis cezalarını hiçbir değişiklik yapmadan onandı. Toplamda 85 yıla ulaşan cezalar, yalnız birkaç kişiye verilmiş hukuki karar değil; Güney Azerbaycan’daki milli bilinçlenmeye karşı yürütülen sistematik baskı politikasının yeni aşaması olarak değerlendiriliyor.

Kararın ardından kamuoyunda en çok sorulan soru ise artık daha yüksek sesle gündeme geliyor:
İran’da Türk olmak suç mu?

13 İsim, Tek Suçlama: Milli Kimlik

Dosyada adı geçen aktivistler arasında Yürüş Mehralibeyli, Hamid Yeganepur, İbrahim Avazzade, Araz İbrahimnejad, Hüseyin Azadi, Emirhüseyin Ağayi, Nasır Rezmcu, Davud Şiri, Cavad Sudbar, Mehrdad Kadiri, Ali Babayi, Murtaza Nurmuhammedi ve Muhammedrıza Muvehhid gibi Güney Azerbaycan milli hareketi çevrelerinde tanınan isimler bulunuyor.

Bu kişilerin önemli bölümü yıllardır ana dil eğitimi, kültürel haklar, çevre sorunları, Urmu Gölü felaketi ve Türk kimliği üzerine faaliyet gösteren sivil aktivistler olarak biliniyor.

Ancak İran rejimi için mesele artık kültürel hak talebinin çok ötesine geçmiş durumda. Çünkü Tahran yönetimi Güney Azerbaycan’daki milli uyanışı yalnız sosyal hareket olarak değil, potansiyel siyasi ve stratejik tehdit olarak görüyor.

“Demokratlar” Dosyası ve Güvenlik Devleti Mantığı

Aktivistlere yöneltilen temel suçlamalar arasında “ülke güvenliğine karşı toplanma ve iş birliği” ile “Demokratlar grubuna üyelik” yer alıyor. Yürüş Mehralibeyli’ye ise söz konusu grubun kurucusu olduğu iddiasıyla daha ağır ceza verildi.

Burada dikkat çeken en önemli nokta, İran rejiminin artık kültürel ve milli faaliyetleri doğrudan güvenlik dosyasına dönüştürmesidir. Ana dil talebi, milli hak arayışı ve sivil örgütlenme, rejim tarafından sistematik biçimde “tehdit” kategorisine yerleştiriliyor.

Bu durum İran’daki klasik devlet refleksini yeniden ortaya koyuyor:
Fars merkezli resmi ideolojinin dışında kalan her kimlik hareketi, er ya da geç “ayrılıkçılık” ve “güvenlik tehdidi” suçlamasıyla bastırılıyor.

Tek Kişilik Hücreler: Yargıdan Önce Psikolojik Operasyon

Aktivistlerin 2023 yılında Tebriz İstihbarat birimleri tarafından gözaltına alındığı ve aylarca tek kişilik hücrelerde tutulduğu bildiriliyor.

Bu yöntem İran rejiminin özellikle milli hareketlere karşı uzun yıllardır kullandığı psikolojik baskı modelinin temel parçalarından biri olarak görülüyor. Amaç yalnız bilgi almak değil; örgütsel bağları kırmak, korku üretmek ve toplumsal caydırıcılık oluşturmaktır.

Dahası, kararların sanıklara doğrudan verilmediği, yalnız avukat aracılığıyla iletildiği yönündeki bilgiler, sürecin şeffaflıktan ne kadar uzak yürütüldüğünü de gözler önüne seriyor.

Murtaza Nurmuhammedi Detayı: Suçlama Düşse de Ceza Değişmiyor

Dosyada en dikkat çekici ayrıntılardan biri de Murtaza Nurmuhammedi hakkında ortaya çıktı. Kendisi “Demokratlar grubuna üyelik” suçlamasından beraat etmiş olmasına rağmen, yine de “güvenliğe karşı iş birliği” suçlamasıyla 2 yıl hapis cezasına çarptırıldı.

Bu durum İran’daki yargı mekanizmasının nasıl işlediğini açık biçimde ortaya koyuyor:
Suçlama değişebilir, fakat siyasi karar değişmez.

Çünkü mesele hukuk değil; milli hareketi baskı altına alma stratejisidir.

Güney Azerbaycan’da Neden Baskı Artıyor?

Son yıllarda Güney Azerbaycan’da milli kimlik bilincinin daha görünür hâle gelmesi, İran rejimini ciddi biçimde rahatsız ediyor. Özellikle Mahsa Amini protestoları sonrasında Tebriz, Urmu, Erdebil ve diğer Türk şehirlerinde yükselen sloganlar, İran’daki Türk meselesinin artık yalnız kültürel değil, siyasi boyuta da taşındığını gösterdi.

Bugün Güney Azerbaycan’da:

  • Ana dil talebi büyüyor,
  • Tarih ve kimlik bilinci yayılıyor,
  • Genç kuşak daha açık milli söylem kullanıyor,
  • İran merkezci ideoloji daha fazla sorgulanıyor.

Tahran yönetimi ise bu dönüşümü güvenlik tehdidi olarak okuyor.

Bu nedenle rejim bir yandan dışarıda “çok uluslu İran”, “reform”, “demokratik açılım” söylemleri üretirken; diğer yandan içeride Türk aktivistleri onlarca yıl hapse mahkûm ediyor.

Asıl Korku Ne?

İran rejiminin korktuğu şey birkaç aktivist değil; Güney Azerbaycan’da oluşan kolektif milli hafızadır.

Çünkü tarih göstermiştir ki, baskı bazen hareketleri susturmaz; tam tersine onları daha görünür hâle getirir. Bugün verilen 85 yıllık hapis cezası, kısa vadede korku üretmeyi amaçlasa da uzun vadede Güney Azerbaycan meselesini daha fazla uluslararasılaştırabilir.

Tahran’ın asıl korkusu da budur:
Türk kimliğinin kültürel alandan çıkıp siyasi bilinç hâline dönüşmesi.

Sonuç olarak

Tebriz’de onanan bu ağır cezalar, İran’daki milli meselelerin artık yalnız insan hakları sorunu değil, doğrudan rejimin geleceğiyle bağlantılı stratejik kriz başlıklarından biri hâline geldiğini gösteriyor.

Bugün İran rejimi Güney Azerbaycan’da yalnız aktivistleri yargılamıyor; aynı zamanda Türk kimliğinin kamusal görünürlüğünü, milli hafızayı ve örgütlü toplumsal bilinci cezalandırmaya çalışıyor.

Fakat tarih boyunca hiçbir devlet, yalnız baskıyla kimlikleri tamamen susturmayı başaramadı.

Bugün verilen 85 yıl hapis cezası da yarın İran’ın milli meseleler konusundaki en tartışmalı ve en sert baskı dosyalarından biri olarak hatırlanabilir.


HARAYHABER
Dünyaya Güney Azerbaycan Gözüyle Bakıyoruz

Yazar

  • Mesut HARAY

    Bu platform, Güney Azerbaycanlı araştırmacı, gazeteci Mesut HARAY tarafından kurulmuştur. Türkiye, Güney Kafkasya, Orta Doğu ve Orta Asya'daki gelişmeleri; tarihsel bağlam, aktörlerin motivasyonları ve uluslararası dengeler ışığında yorumlarız. Tarafsız, bağımsız ve gerçeklere dayalı gazetecilik anlayışıyla; okura yalnızca bilgi değil, anlama yetisi kazandıran bir perspektif sunmak öncelikli hedefimizdir. Bu site; araştıran, sorgulayan ve geleceği öngörmeye çalışan herkes için bir analiz üssüdür.


HARAYHABER sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Mesut HARAY adlı kullanıcının avatarı

By Mesut HARAY

Bu platform, Güney Azerbaycanlı araştırmacı, gazeteci Mesut HARAY tarafından kurulmuştur. Türkiye, Güney Kafkasya, Orta Doğu ve Orta Asya'daki gelişmeleri; tarihsel bağlam, aktörlerin motivasyonları ve uluslararası dengeler ışığında yorumlarız. Tarafsız, bağımsız ve gerçeklere dayalı gazetecilik anlayışıyla; okura yalnızca bilgi değil, anlama yetisi kazandıran bir perspektif sunmak öncelikli hedefimizdir. Bu site; araştıran, sorgulayan ve geleceği öngörmeye çalışan herkes için bir analiz üssüdür.

Bir Cevap Yazın

HARAYHABER sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin

HARAYHABER sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin