Reuters’in geçtiği son haber, İran’ın batısında dengeleri değiştirebilecek bir ihtimali gündeme taşıdı. Habere göre, Irak Kürt Bölgesel Yönetimi sınırları içinde bulunan bazı İranlı Kürt silahlı gruplar, İran güvenlik güçlerine yönelik olası operasyonlar konusunda ABD’li yetkililerle temas halinde.
İddialara göre söz konusu gruplar, İran’ın batısında saldırılar düzenleme seçeneğini değerlendiriyor; hatta CIA üzerinden silah temini konusunun da görüşüldüğü belirtiliyor. Nihai kararın henüz alınmadığı ifade edilse de, bölgesel satranç tahtasında yeni bir hamlenin hazırlık aşamasında olduğu görülüyor.
Ankara Açısından Kırmızı Çizgi
Bu senaryonun Türkiye boyutu son derece kritik. Eğer ABD destekli Kürt silahlı unsurlar İran’a doğru bir askeri hamle başlatırsa ve bu yapıların PKK/PJAK çizgisiyle organik ya da ideolojik bağları söz konusuysa, Ankara bunu yalnızca İran iç meselesi olarak değerlendirmez.
Türkiye için mesele nettir:
Sınır hattında oluşacak herhangi bir kontrolsüz silahlı yapılanma, doğrudan milli güvenlik tehdidi olarak algılanır.
Ankara’nın geçmişte Suriye ve Irak’ta sergilediği refleks dikkate alındığında, benzer bir güvenlik riskinin İran sınır hattında doğması halinde müdahale seçeneğinin masada olacağı açıktır.
İran’ın Batısında Kontrollü Kaos mu?
Reuters’in aktardığına göre bazı kaynaklar, bu tür saldırıların İran içinde rejim karşıtı bir kalkışmaya zemin hazırlayabileceğini iddia ediyor. Ancak bölge gerçekliği, “kontrollü kaos” planlarının çoğu zaman kontrolden çıktığını gösteriyor.
İran’ın batısında bir silahlı hareketlilik;
- Türkiye-İran ilişkilerini doğrudan etkiler
- Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’ni zor bir pozisyona iter
- Azerbaycan coğrafyasını güvenlik açısından kırılgan hale getirir
- Bölgesel güç rekabetini daha da sertleştirir
Güney Azerbaycan Faktörü
Son günlerde Güney Azerbaycan milli hareketine yakın çevreler de Batı Azerbaycan hattına yönelik olası sızma ve provokasyon riskine dikkat çekiyor. PKK, PJAK ve benzeri yapıların bölgeye yönlendirilmesi ihtimali, yalnızca İran’ın değil, bölgedeki Türk varlığının geleceği açısından da hassasiyet taşıyor.
Burada kritik soru şu:
Bu hamle gerçekten İran rejimini zayıflatmayı mı hedefliyor, yoksa bölgeyi uzun süreli bir istikrarsızlık sürecine mi sürükleyecek?
Büyük Resim
Ortadoğu’da hiçbir adım yalnızca bir ülkeyi ilgilendirmez. İran’ın batısında açılacak yeni bir cephe;
- Türkiye’yi doğrudan güvenlik denklemine sokar
- ABD-İran gerilimini yeni bir aşamaya taşır
- İsrail faktörünü daha görünür hale getirir
- Azerbaycan havzasında jeopolitik kırılma üretir
Ankara’nın pozisyonu büyük ihtimalle net olacaktır:
Sınır hattında PKK bağlantılı bir yapılanmaya asla izin verilmeyecek.
Önümüzdeki süreçte Washington’un atacağı adımlar, Tahran’ın vereceği karşılık ve Ankara’nın güvenlik doktrini belirleyici olacak.
Bölge yeni bir eşikte.
Ve bu eşikte atılacak her adım, yalnızca İran’ı değil, Türkiye’yi ve Azerbaycan coğrafyasını da doğrudan etkileyecek.
HarayHaber | Özel Değerlendirme
HARAYHABER sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.
