İran’da son günlerde Tebriz’de organize edilmeye çalışılan gösteriler ve bu gösterilerde yükseltilen sloganlar, aslında rejimin içine düştüğü siyasi ve ideolojik açmazın açık bir göstergesidir. “Şah İsmail, Şah Abbas, İranlılar yıkılmaz” şeklindeki sloganların bilinçli biçimde dolaşıma sokulması, rejimin tarihsel figürleri araçsallaştırarak kendi meşruiyetini yeniden üretme çabasından başka bir şey değildir.

Ancak bu sahnenin ortasında çok büyük bir çelişki durmaktadır: Adını sloganlarda kullandıkları Şah İsmail’in dili bugün İran’da yasaktır.

Şah İsmail’in konuştuğu, şiirlerini yazdığı Türkçe; bugün Güney Azerbaycan Türkleri için eğitim dili olamaz, kamusal hayatta kabul görmez, hatta çoğu zaman bastırılmaya çalışılır. Böyle bir ortamda Şah İsmail’in adını kullanarak tarih ve birlik nutukları atmak, tarihe saygı değil, açık bir siyasi manipülasyondur.

Safevi Mirasının Siyasi İstismarı

İran rejimi uzun süredir Safevi tarihini kendi ideolojik projelerinin bir aracı haline getirmeye çalışmaktadır. Şah İsmail ve Şah Abbas gibi tarihsel figürler, İran ulusal kimliğinin sembolleri olarak sunulurken, onların gerçek tarihsel kimlikleri sistemli biçimde görmezden gelinmektedir.

Şah İsmail yalnızca bir hükümdar değildi; Hatayi mahlasıyla Türkçe şiirler yazan bir Türk hükümdarıydı. Onun kurduğu devlet, Türk askeri aristokrasisi ve Türk siyasi geleneği üzerine inşa edilmişti.

Bugün ise aynı isimler, Türk kimliğini bastıran bir rejimin propaganda malzemesine dönüştürülmüş durumdadır.

Bu durum yalnızca bir tarih çarpıtması değil; aynı zamanda Türk tarihine karşı yapılan bilinçli bir ideolojik müdahaledir.

Dil Yasağı ve Tarihi İnkâr

Güney Azerbaycan Türkleri onlarca yıldır yalnızca temel bir hak talep etmektedir: ana dilde eğitim.

Ancak İran’da Türkçe eğitim hakkı tanınmadığı gibi, Türk kimliği çoğu zaman resmi söylemde görmezden gelinmekte veya farklı isimler altında parçalanmaya çalışılmaktadır.

Bu nedenle ortaya çıkan tablo oldukça nettir:

Bir yandan Türk kökenli Safevi hükümdarlarının isimleri İran’ın büyüklüğünün sembolü olarak sunulmakta, diğer yandan onların konuştuğu dil eğitim sisteminden dışlanmaktadır.

Şah İsmail’in dili kendi ülkesinde suç sayılırken onun adına slogan atmak, tarihle alay etmekten başka bir anlam taşımamaktadır.

Tebriz’de Kurulan Suni Sahne

Tebriz, tarih boyunca Güney Azerbaycan Türklerinin kültürel ve siyasi kalbi olmuştur. Bu nedenle burada ortaya çıkan her siyasi hareket yalnızca yerel bir olay değil, aynı zamanda bölgesel bir kimlik meselesinin yansımasıdır.

Son günlerde farklı şehirlerden insanların taşınarak organize edilen gösteriler yapılmaya çalışıldığına dair bilgiler, bu gösterilerin toplumsal bir tabandan çok siyasi bir mühendisliğin ürünü olduğunu göstermektedir.

Rejim, Tebriz’de Safevi sembolleri üzerinden bir gösteri kurarak iki hedef gütmektedir:

Birincisi, İran milliyetçiliğini yeniden canlandırmak.
İkincisi ise Türk toplumunun içinde mezhepsel ve tarihsel ayrışmaları yeniden körüklemek.

Şii-Sünni Ayrımı Üzerinden Türkleri Bölme Hesabı

Safevi tarihinin sürekli gündeme getirilmesinin arkasında yalnızca tarihsel bir referans yoktur. Bu stratejinin asıl hedeflerinden biri, Türk dünyasında mezhepsel ayrışmaları yeniden canlandırmaktır.

Şah İsmail üzerinden Şii kimliğini öne çıkararak Türkiye’deki Türklerle Güney Azerbaycan Türkleri arasında bir mesafe oluşturmak, İran siyasetinin uzun yıllardır kullandığı yöntemlerden biridir.

Ancak bu hesap artık işlemez hale gelmiştir.

Çünkü Türk dünyası bugün geçmişteki mezhepsel çatışmaların esiri değildir. Şii-Sünni ayrımı üzerinden Türkleri birbirine düşürme siyaseti artık tarih sayfalarında kalmıştır.

Bu gerçeği İran’daki siyasi akıl geç fark etmiş olabilir; ancak bugün bu stratejinin sonuç üretme ihtimali neredeyse yoktur.

Türkleri Parçalama Siyaseti Çökmüştür

Uzun yıllar boyunca Türkleri bölmek için farklı kimlik adları öne çıkarılmıştır:

Azerbaycanlı, Türkmen, Kazak, Kırgız, Türkiye’li…

Oysa bütün bu adların arkasında ortak bir tarih, ortak bir kültür ve ortak bir kimlik bulunmaktadır: Türklük.

Bugün Türk dünyasında yükselen bilinç tam da bu noktada ortaya çıkmaktadır. Artık Türkleri farklı isimlerle birbirinden koparma siyaseti de, mezhep üzerinden karşı karşıya getirme politikası da eski gücünü kaybetmiştir.

Türkler arasındaki sınırlar artık birer ayrılık çizgisi değil, kültürel köprüler olarak görülmektedir.

Tarih Manipülasyonu Artık İşe Yaramıyor

İran rejiminin Tebriz’de Safevi sembollerini öne çıkararak kurmaya çalıştığı siyasi sahne, aslında kendi iç çelişkilerini daha görünür hale getirmektedir.

Şah İsmail’in adını sloganlarda taşımak kolaydır.
Ama onun dilini yasaklamak, onun kültürünü inkâr etmek ve aynı anda onun mirasına sahip çıktığını iddia etmek mümkün değildir.

Tarih propaganda için kullanılabilir; fakat gerçekler uzun süre gizlenemez.

Bugün Türk dünyasında yükselen bilinç, bu tür tarih manipülasyonlarının artık eski etkisini kaybettiğini açıkça göstermektedir.

Ve belki de en büyük gerçek şudur:

Şah İsmail’in adını kullananlar, önce onun diline saygı duymayı öğrenmek zorundadır.

Araştırmacı, Yazar: Mesut HARAY

Yazar

  • Mesut HARAY

    Bu platform, Güney Azerbaycanlı araştırmacı, gazeteci Mesut HARAY tarafından kurulmuştur. Türkiye, Güney Kafkasya, Orta Doğu ve Orta Asya'daki gelişmeleri; tarihsel bağlam, aktörlerin motivasyonları ve uluslararası dengeler ışığında yorumlarız. Tarafsız, bağımsız ve gerçeklere dayalı gazetecilik anlayışıyla; okura yalnızca bilgi değil, anlama yetisi kazandıran bir perspektif sunmak öncelikli hedefimizdir. Bu site; araştıran, sorgulayan ve geleceği öngörmeye çalışan herkes için bir analiz üssüdür.


HARAYHABER sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Mesut HARAY adlı kullanıcının avatarı

By Mesut HARAY

Bu platform, Güney Azerbaycanlı araştırmacı, gazeteci Mesut HARAY tarafından kurulmuştur. Türkiye, Güney Kafkasya, Orta Doğu ve Orta Asya'daki gelişmeleri; tarihsel bağlam, aktörlerin motivasyonları ve uluslararası dengeler ışığında yorumlarız. Tarafsız, bağımsız ve gerçeklere dayalı gazetecilik anlayışıyla; okura yalnızca bilgi değil, anlama yetisi kazandıran bir perspektif sunmak öncelikli hedefimizdir. Bu site; araştıran, sorgulayan ve geleceği öngörmeye çalışan herkes için bir analiz üssüdür.

Bir Cevap Yazın

HARAYHABER sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin

HARAYHABER sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin