Azerbaycan Cumhuriyeti’nin Güney Azerbaycan Milli Hareketiyle İlişkileri Üzerine

Kafkasya çevresi ile İran Platosundaki çağdaş gelişmeler, özellikle Azerbaycan Cumhuriyeti ile Güney Azerbaycan arasındaki sınır-ötesi bağlar bağlamında, artık basit dilsel ve tarihsel dayanışmaların çok ötesine geçmiş ve bölgesel güç dengelerinin en karmaşık değişkenlerinden biri haline gelmiştir. Bu olguyu analiz ederken yalnızca indirgemeci milliyetçi yaklaşımlara ya da ortak etnik duygulara yaslanmak yeterli değildir; zira son yirmi yılın deneyimi açıkça göstermektedir ki, devletlerin sınır-ötesi hareketlere yönelik destekleri, sempati ve hatta müdahaleleri, kimlik köklerinden ziyade güç mantığına, fayda-odaklı stratejik hesaplara ve jeopolitik zorunluluklara dayanmaktadır. Azerbaycan Cumhuriyeti, Güney Azerbaycan Milli Hareketi karşısında, “yumuşak kimlik diplomasisinden “araçsallaştırılmış yönetim ve yapısal mühendisliğe” uzanan çok katmanlı bir yaklaşım benimsemiştir.

Azerbaycan Cumhuriyeti’nin Güney Azerbaycan’daki gelişmelere yönelik diplomatik ve güvenlik davranışını anlamak, siyaset biliminin temel kavramlarıyla yakından ilişkilidir. Politik realizm (Realpolitik), devletlerin rasyonel aktörler olduğu ve siyasal sistemin bekası ile ulusal çıkarları her türlü duygusal bağın önüne koyduğu varsayımına dayanır. Bu çerçevede Bakü, Güney Azerbaycan meselesi karşısında yapısal bir paradoksla karşı karşıyadır. Bir yandan devletçi milliyetçilik söyleminin güçlendirilmesi, Azerbaycan için yumuşak güç üretme, iç kamuoyunu seferber etme ve meşruiyeti pekiştirme işlevi görürken; öte yandan hareketin radikalleşmesi ve iktidar merkezlerinin kontrolünden çıkması, öngörülemez güvenlik maliyetleri yaratmaktadır. Aynı şekilde, hareketin bir baskı aracı olarak kullanılması Bakü’nün Tahran karşısındaki pazarlık gücünü artırabilir; ancak bu, doğrudan güvenlik gerilimi ve sınır çatışmaları riskini de beraberinde getirir. Son olarak, meseleyi insan hakları penceresinden uluslararasılaştırmak Bakü’ye “soydaşların savunucusu” imajı kazandırsa da, Tahran’ın güvenlik alanında misilleme tepkilerini tetikler.

Bu paradoks, “uzaktan kontrol” olarak adlandırılabilecek bir politikanın benimsenmesine yol açmıştır. Bu yaklaşımda nihai amaç, hareketin hedeflerini gerçekleştirmekten ziyade, onu kontrol edilebilir bir faaliyet düzeyinde tutmaktır; böylece gerektiğinde Bakü diplomasisinin lehine aktive edilebilir, istikrar ihtiyacı doğduğunda ise sınırlandırılabilir. Bu durum siyasal literatürde “diaspora mühendisliği” kavramı altında tanımlanır: buna göre destekleyici devlet, finansal ve medya kaynakları sağlar; karşılığında ise siyasi sadakat ve kendi stratejik hedefleriyle uyum talep eder.

Aras Nehri’nin kuzeyi ile güneyi arasındaki tarihsel bağlar 19. ve 20. yüzyıl dönüşümlerine dayanır; ancak bu bağların niteliği, Azerbaycan Cumhuriyeti’nin 1991’deki bağımsızlığından sonra köklü biçimde değişmiştir. 1990’larda Ebulfez Elçibey döneminde ideolojik ve açık bir milliyetçilik hakimdi ve büyük birleşme ideallerine öncelik veriliyordu. Ancak 2000–2020 arasında bu yaklaşım yerini diplomatik ihtiyat ve muhafazakarlığa bıraktı; bu dönemde “güney kartı” sınırlı ve gayriresmi biçimde kullanıldı. Nihayet 2020’deki İkinci Karabağ Savaşı’ndan sonra Bakü, güney hareketini İran karşısında aktif bir caydırıcı kaldıraç haline getiren bir güç ve diplomatik taarruz dönemine girdi. Bu dönüşüm, Bakü’nün tepkisel bir yaklaşımdan, kurumsallaştırılmış ve mühendislik temelli bir yaklaşıma geçtiğini ve kendi stratejik öncelikleriyle uyumlu kurumlar ve liderler inşa etmeye yöneldiğini göstermektedir.

Lider İnşası ve Lider Türetimi: Uyumlu Elitlerin Üretilme Mekanizmaları

“Lider inşası” ve “lider türetimi” konusu, Azerbaycan Cumhuriyeti politikasının en hassas boyutlarından biridir. Lider inşası, akademik geçmişi veya iç toplumsal tabanı olan elitlerin tanınması ve yükseltilmesi anlamına gelirken; lider türetimi, devlet medyası ve iktidar merkezleri aracılığıyla gerçek bir toplumsal tabanı olmayan kişilerin “milli lider” olarak sunulduğu yapay bir süreçtir. Bu ikisi arasındaki temel fark meşruiyet zemini ve bağımsızlık düzeyidir: inşa edilmiş liderler özerkliğini ve eleştirel kapasitesini koruyabilirken, türetilmiş liderler Bakü’nün devlet medyasına mutlak biçimde bağımlıdır ve siyasal aracılık rolü üstlenirler. Lider inşası toplumdan filizlenen kademeli bir süreçtir; lider türetimi ise proje bazlı, anlık ve kalıcılığı doğrudan destekçi devletin geçici çıkarlarına bağlı bir faaliyettir.

Bu süreç medya üzerinden görünürlük ve diplomatik meşrulaştırma yoluyla yürütülür. Bakü destekli televizyon kanalları belirli kişilere uzun yayın süreleri ayırarak onları “sözcü” gibi sunmakta ve siyasi görüşmeler ayarlayarak onlara yapay bir itibar kazandırmaktadır. Bu durum, hareketin bir kesiminde Bakü’nün niyetlerine yönelik ciddi kuşkular doğurmuş; bazı siyasi yapılar ve önde gelen aktivistler, Azerbaycan-merkezli ve bağımsız bir yol haritası talep ederek, dış müdahaleye açık ortak platformlardan ayrılmıştır.

Kurumsal Simülasyon Deneyimi ve Devlet Nüfuzunun Stratejik Sonuçları

Hareketin mühendisliğinin en belirgin örneklerinden biri, 2022 sonunda Bakü’deki belirli çevrelerin desteğiyle kurulan “Güney Azerbaycan Devlet Konseyi” benzeri yapılardır. Bu projeler çoğunlukla diplomatik gerilimlerin zirve yaptığı dönemlerde ortaya çıkar ve demokratik bir süreçten değil, dışarıda yaşayan elitlerin katılımıyla proje mantığıyla şekillendikleri için ciddi bir meşruiyet krizi taşırlar. Jeopolitik öncelikler değiştiğinde, bu kurumlar da ortaya çıktıkları hızla medya alanından silinirler.

Bunun bir diğer somut örneği, 2022’de başlatılan “Güney Azerbaycan Geçici Meclisi” projesidir. Bu girişim ne tabandan gelen bir toplumsal süreç sonucunda, ne sahadaki güçlerin uzlaşısıyla ne de şeffaf bir kamusal tartışmanın ardından doğmuştur; aksine Bakü’ye yakın çevrelerin yönlendirmesiyle hayata geçirilmiştir. Bu yapı da başından itibaren meşruiyet sorunlarıyla karşı karşıya kalmıştır: ne seçim yapılmış, ne temsil mekanizması netleşmiş, ne de bu “meclisin” Güney Azerbaycan toplumunun hangi kesimini temsil ettiği açıklığa kavuşmuştur. Kişi kadroları, seçici suskunluklar ve bazı açıklamaların diplomatik gelişmelerle eşzamanlılığı, bunun bağımsız bir kurum değil, bir siyasal simülasyon projesi olduğunu göstermiştir. Sonunda da hiçbir faaliyet raporu yayımlamadan, resmi bir fesih açıklaması yapmadan ve hesap vermeden sessizce ortadan kaybolmuştur. Asıl zarar ise bir projenin başarısızlığı değil, hareketin söylemsel tahribatıdır: onlarca yıldır dil hakları, yapısal ayrımcılık, eşitsiz kalkınma ve kendi kaderini tayin hakkı etrafında şekillenen bir mücadele, yüzeysel bir medya gösterisine indirgenmiş; bu da İran içinde hareketin daha fazla güvenlikleştirilmesine ve toplumsal tabanda güvensizliğin artmasına yol açmıştır.

Yabancı bir gücün nüfuz ve devlet-temelli yönetimi, telafisi zor yapısal hasarlara neden olur. Birincisi, siyasi özerkliğin ve özneleşmenin erozyona uğramasıdır; aktivistler bağımsız karar vericiler olmaktan çıkıp devletçi milliyetçiliğin “tüketilebilir kimlikleri” haline gelir. İkincisi, yapısal bağımlılık ve koşullanmış eylemlilik doğar; faaliyetler ancak dışarıdan “yeşil ışık” alındığında yürütülür. Üçüncüsü, hareketin demokratik içeriği boşalır ve “hak talebi” söylemi yerini “gücü yüceltme” mantığına bırakır. Son olarak da itaatkar figürlerin öne çıkarılıp bağımsız eleştirmenlerin dışlanmasıyla iç bölünmeler derinleşir ve hareketin toplumsal sermayesi aşınır.

Aktivistler “Araç” Olarak ve Gelecek Ufukları

Mühendislik ürünü hareketler literatüründe, lider türetimi yoluyla öne çıkan aktivistler, destekçi devletin elindeki araçlar konumundadır. Karar alıcı değillerdir; sadece “darbe iletme” işlevi görürler ve Bakü’nün jeopolitik öncelikleri değiştiğinde diplomatik pazarlıklarda kolayca feda edilirler. Toplum nezdinde “siyasal memurlar”a indirgenir ve sadakat tuzağına hapsolurlar; bu da onları destekçinin politikalarını eleştirmekten alıkoyar. Buna karşılık bağımsız aktivistler, toplumsal tabana yaslanmaları ve sivil hakları öncelemeleri sayesinde diplomatik dalgalanmalara karşı daha dayanıklıdır.

Sonuç olarak, Güney Azerbaycan’daki kalıcı değişimin ağırlık merkezi ne Bakü’nün diplomatik koridorlarında ne de BRICS gibi yeni küresel bloklaşmalardadır; bu merkez, Güney Azerbaycan’ın kendi sivil toplumu ve iç siyasal dinamikleridir. Hareket ancak, devletlerle olan ilişkisini “hami-takipçi” modelinden “iki eşit aktör arasında stratejik ittifak” düzeyine yükselttiğinde güçlü bir özne haline gelebilir.

Son yılların deneyimi göstermektedir ki, siyasal tanınma, kurumsal bağımsızlık ve hareketin öznel varlığına saygı olmaksızın sunulan “dayanışma”, yalnızca faydasız değil, aynı zamanda stratejik bir tuzaktır. Güney Azerbaycan Milli Hareketi ancak karar alma merkezini Tebriz’de ve Güney Azerbaycan şehirlerinde tanımladığında, başka ülkelerin diplomatik koridorlarında değil, gerçek bir başarı ufkuna sahip olabilir.

Akademisyen, Araştırmacı: Dr. Hamid Şehanegi

Yazar

  • Mesut HARAY

    Bu platform, Güney Azerbaycanlı araştırmacı, gazeteci Mesut HARAY tarafından kurulmuştur. Türkiye, Güney Kafkasya, Orta Doğu ve Orta Asya'daki gelişmeleri; tarihsel bağlam, aktörlerin motivasyonları ve uluslararası dengeler ışığında yorumlarız. Tarafsız, bağımsız ve gerçeklere dayalı gazetecilik anlayışıyla; okura yalnızca bilgi değil, anlama yetisi kazandıran bir perspektif sunmak öncelikli hedefimizdir. Bu site; araştıran, sorgulayan ve geleceği öngörmeye çalışan herkes için bir analiz üssüdür.


HARAYHABER sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Mesut HARAY adlı kullanıcının avatarı

By Mesut HARAY

Bu platform, Güney Azerbaycanlı araştırmacı, gazeteci Mesut HARAY tarafından kurulmuştur. Türkiye, Güney Kafkasya, Orta Doğu ve Orta Asya'daki gelişmeleri; tarihsel bağlam, aktörlerin motivasyonları ve uluslararası dengeler ışığında yorumlarız. Tarafsız, bağımsız ve gerçeklere dayalı gazetecilik anlayışıyla; okura yalnızca bilgi değil, anlama yetisi kazandıran bir perspektif sunmak öncelikli hedefimizdir. Bu site; araştıran, sorgulayan ve geleceği öngörmeye çalışan herkes için bir analiz üssüdür.

Bir Cevap Yazın

HARAYHABER sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin

HARAYHABER sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin