HABER-ANALİZ | HARAYHABER

Son günlerde Güney Azerbaycan kentlerinde yaşanan gelişmeler, İran rejiminin bölgeye yönelik güvenlikçi yaklaşımını yeni bir aşamaya taşıdığını ortaya koyuyor. Tebriz merkezli baskı dalgası; sokak ortasında öldürülen gençler, ağır işkence iddiaları, akademisyenlere yönelik hedefli gözaltılar ve kent genelinde fiilî olağanüstü hâl uygulamalarıyla derinleşiyor.

Bir Genç Daha Sokakta Vuruldu

31 yaşındaki Azerbaycan Türkü Mehrdad Haydari, 8 Ocak 2026 tarihinde Kerec’e bağlı Ferdis’te devam eden ülke çapındaki protestolar sırasında güvenlik güçlerinin doğrudan ateşiyle hayatını kaybetti. Yerel kaynaklar, Haydari’nin herhangi bir silahlı çatışma içinde olmadığını, doğrudan hedef alındığını belirtiyor.

31 Aralık 2025’ten bu yana süren protestolar, insan hakları örgütlerine göre son yılların en sert bastırma operasyonlarından biriyle karşı karşıya. İnternetin kesilmesi ve ağır sansür, ölü ve yaralı sayısına dair sağlıklı bilgi akışını neredeyse imkânsız hâle getiriyor.

Azerbaycanlı Aktivistlere Yönelik Yeni Gözaltı Dalgası

Bu baskı ortamında, Güney Azerbaycanlı sivil aktivistler Ali Babayi ve Ehəd Ferahmand da güvenlik güçleri tarafından gözaltına alındı. Gözaltı tarihleri ve tutuldukları yerler hakkında resmi bir açıklama yapılmış değil.

Ali Babayi, daha önce 13 Güney Azerbaycanlı aktivistle birlikte toplamda 89 yılı aşan hapis cezalarına çarptırılan dosyada yer almış, kendisi hakkında “örgüt üyeliği” ve “devlet güvenliğine karşı faaliyet” suçlamalarıyla ağır mahkûmiyet kararları verilmişti. Bu durum, yeni gözaltıların önleyici ve sindirici bir karakter taşıdığına işaret ediyor.

Tebriz’de Akademisyene İşkence İddiası

Baskının en çarpıcı örneklerinden biri Tebriz’de yaşandı. Dr. Şemsi Abbasalizade, kadın hastalıkları ve doğum uzmanı, Tebriz Tıp Üniversitesi öğretim üyesi, protestolar sırasında şiddetli şekilde darp edilerek gözaltına alındı. Güvenilir kaynaklara göre ağır darbe sonucu beyin travması geçiren Abbasalizade, daha sonra bilinmeyen bir yere götürüldü.

Dr. Abbasalizade’nin adı kamuoyuna yabancı değil. 2022 yılındaki protestolarda da gözaltına alınmış, Aylar Hakkı’nın öldürülmesine karşı yapılan öğrenci eylemlerine destek verdiği için tüm akademik ve klinik görevlerinden uzaklaştırılmıştı. O dönemde Tebriz El-Zehra Hastanesi’nde öğrenciler ve bazı akademisyenler tarafından protesto ve iş bırakma eylemleri düzenlenmişti.

Tebriz Fiilî Kuşatma Altında

Güney Azerbaycanlı insan hakları savunucusu Sina Yusifi’nin aktardığına göre Tebriz genelinde yoğun güvenlik önlemleri uygulanıyor. Ana arterlerde kontrol noktaları kurulmuş, araçların yanı sıra yaya vatandaşların cep telefonları detaylı şekilde inceleniyor.

Telefonlardaki galeri, WhatsApp ve Instagram içeriklerinin tek tek kontrol edildiği; protestoların ilk günlerinde paylaşım yapan birçok yurttaşın sonradan telefonla aranarak tehdit edildiği veya ifadeye çağrıldığı bildiriliyor.

Gizemli Patlama, Resmî Açıklama ve Derin Şüphe

18 Ocak 2026 gecesi, Tebriz’de hava üssü çevresinde duyulan şiddetli patlama sesi, kentte büyük panik yarattı. Ses, Yagçiyan ve Veliasr gibi mahallelerde hissedildi. Sosyal medyada bazı yabancı kullanıcılar olayı “güvenlik kaynaklı bir patlama” olarak yorumladı.

İranlı yetkililer ise saatler sonra sesin “yıldırım” kaynaklı olduğunu öne sürdü. Ancak eş zamanlı meteorolojik veri bulunmaması ve bölgenin stratejik askeri niteliği, bu açıklamayı şüpheli kılıyor.

Kısa Analiz: Rejim, Güney Azerbaycan’ı Kontrol Alanı Olarak Görüyor

Ortaya çıkan tablo, İran rejiminin Güney Azerbaycan’a siyasi bir coğrafya değil, güvenlik sahası olarak yaklaştığını net biçimde gösteriyor. Sokakta öldürülen gençler, akademisyenlere yönelik hedefli şiddet, iletişim kanallarının kapatılması ve kent ölçeğinde baskı; önleyici bastırma doktrininin uygulandığını ortaya koyuyor.

Bu süreç, yalnızca bugünün protestolarını değil, yarının olası toplumsal hareketlerini de boğmayı hedefleyen sistematik bir stratejiye işaret ediyor.

Güney Azerbaycan’da yaşananlar artık münferit olaylar değil; merkezî bir güvenlik planının sahaya yansımasıdır. Bu nedenle bölgedeki her ölüm, her gözaltı ve her patlama sesi, daha büyük bir tablonun parçası olarak okunmalıdır.

Araştırmacı, Gazeteci: Mesut HARAY

Yazar

  • Mesut HARAY

    Bu platform, Güney Azerbaycanlı araştırmacı, gazeteci Mesut HARAY tarafından kurulmuştur. Türkiye, Güney Kafkasya, Orta Doğu ve Orta Asya'daki gelişmeleri; tarihsel bağlam, aktörlerin motivasyonları ve uluslararası dengeler ışığında yorumlarız. Tarafsız, bağımsız ve gerçeklere dayalı gazetecilik anlayışıyla; okura yalnızca bilgi değil, anlama yetisi kazandıran bir perspektif sunmak öncelikli hedefimizdir. Bu site; araştıran, sorgulayan ve geleceği öngörmeye çalışan herkes için bir analiz üssüdür.


HARAYHABER sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Mesut HARAY adlı kullanıcının avatarı

By Mesut HARAY

Bu platform, Güney Azerbaycanlı araştırmacı, gazeteci Mesut HARAY tarafından kurulmuştur. Türkiye, Güney Kafkasya, Orta Doğu ve Orta Asya'daki gelişmeleri; tarihsel bağlam, aktörlerin motivasyonları ve uluslararası dengeler ışığında yorumlarız. Tarafsız, bağımsız ve gerçeklere dayalı gazetecilik anlayışıyla; okura yalnızca bilgi değil, anlama yetisi kazandıran bir perspektif sunmak öncelikli hedefimizdir. Bu site; araştıran, sorgulayan ve geleceği öngörmeye çalışan herkes için bir analiz üssüdür.

Bir Cevap Yazın

HARAYHABER sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin

HARAYHABER sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin