Hemşehri gazetesinin Hazar’ı “güvensizleştirme” ve Azerbaycan’ın enerji yollarını hedef alma çağrısı, sıradan bir basın yorumu değildir. Bu yaklaşım, İran rejiminin İsrail’le çatışmasını Azerbaycan Cumhuriyeti’ne taşıma ve Türk dünyasının stratejik damarlarını kesme niyetinin açık işaretidir.

Hazar’da güvenliği bozmak; petrol ve doğal gaz tesislerini, Bakü–Tiflis–Ceyhan hattını, deniz taşımacılığını ve Azerbaycan’ın ekonomik bağımsızlığını hedef almak demektir. Böyle bir saldırı yalnızca Bakü’ye değil, Türkiye–Azerbaycan eksenine ve bütün Türk dünyasının doğu-batı bağlantısına yönelmiş olacaktır.

Tahran yönetimi, Azerbaycan Cumhuriyeti’ni yalnız ve sahipsiz sanmamalıdır. Karabağ Savaşı sırasında Güney Azerbaycan Türkleri bütün baskılara, tutuklamalara ve tehditlere rağmen Azerbaycan’ın haklı mücadelesinin yanında durdu. Tebriz’den Erdebil’e, Urmiye’den Zencan’a kadar yükselen “Qarabağ bizimdir, bizim olacaq!” haykırışı, Aras’ın iki yakasının milli iradesini açıkça ortaya koydu.

İran rejimi, Azerbaycan’a karşı girişilecek herhangi bir saldırıda Güney Azerbaycan Türklerinin sessiz kalacağını düşünüyorsa ağır biçimde yanılmaktadır. Karabağ günlerinde olduğu gibi, Azerbaycan Cumhuriyeti’nin bağımsızlığına, güvenliğine ve topraklarına yönelen her tehdidin karşısında Güney Azerbaycan’ın milli vicdanı yeniden ayağa kalkacaktır.

Tahran’ın İsrail’le hesabını Azerbaycan üzerinden görmeye kalkışması kabul edilemez. İran yönetimi kendi bölgesel maceralarının bedelini Türk yurtlarına ödetemez; Güney Azerbaycan Türklerini de bu saldırganlığın askeri, propaganda aracı veya rehinesi hâline getiremez.

Azerbaycan Cumhuriyeti’ne yönelik bir saldırı, yalnızca siyasi bir sınırın ötesindeki devlete saldırı değildir. Bu, Aras’ın iki yakasında yaşayan aynı milletin güvenliğine ve geleceğine yönelmiş bir tehdittir. Güney Azerbaycan Türkleri böyle bir durumda tarafsız kalmayacaktır; milli, manevi ve siyasi bütün imkânlarıyla Azerbaycan Cumhuriyeti’nin yanında yer alacaktır.

İran rejimi bu gerçeği iyi anlamalıdır: Karabağ’da yükselen dayanışma iradesi hâlâ canlıdır. Hazar’a uzanacak tehdit, Tebriz’de karşılık bulacak; Bakü’nün güvenliği Güney Azerbaycan’ın da milli meselesi sayılacaktır.

Aras bizi ayıran bir sınır değil, birleştiren milli damardır. Azerbaycan’a yönelen tehdit karşısında Güney ve Kuzey ayrı değil, tek millet ve tek iradedir.

Yazar

  • mesutharay

    Bu platform, Güney Azerbaycanlı araştırmacı, gazeteci Mesut HARAY tarafından kurulmuştur. Türkiye, Güney Kafkasya, Orta Doğu ve Orta Asya’daki gelişmeleri; tarihsel bağlam, aktörlerin motivasyonları ve uluslararası dengeler ışığında yorumlarız. Tarafsız, bağımsız ve gerçeklere dayalı gazetecilik anlayışıyla; okura yalnızca bilgi değil, anlama yetisi kazandıran bir perspektif sunmak öncelikli hedefimizdir. Bu site; araştıran, sorgulayan ve geleceği öngörmeye çalışan herkes için bir analiz üssüdür.


HARAYHABER sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

mesutharay adlı kullanıcının avatarı

By mesutharay

Bu platform, Güney Azerbaycanlı araştırmacı, gazeteci Mesut HARAY tarafından kurulmuştur. Türkiye, Güney Kafkasya, Orta Doğu ve Orta Asya’daki gelişmeleri; tarihsel bağlam, aktörlerin motivasyonları ve uluslararası dengeler ışığında yorumlarız. Tarafsız, bağımsız ve gerçeklere dayalı gazetecilik anlayışıyla; okura yalnızca bilgi değil, anlama yetisi kazandıran bir perspektif sunmak öncelikli hedefimizdir. Bu site; araştıran, sorgulayan ve geleceği öngörmeye çalışan herkes için bir analiz üssüdür.

Bir yanıt yazın

HARAYHABER sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin