HARAYHABER | Stratejik Haber – Analiz
Araştırmacı, Gazeteci: Mesut HARAY
İran rejimi aylardır bölgeye “direniş”, “zafer”, “antiemperyalist mücadele” ve “büyük savaş” propagandası pompalıyor. Devlet medyası füze görüntüleri, askeri söylemler ve meydan okuyan açıklamalarla içeride bir “zafer atmosferi” oluşturmaya çalışırken, yayımlanan son resmî yardım verileri İran’daki gerçek tabloyu bütün çıplaklığıyla ortaya koydu: Rejim artık milyonlarca çocuğun yeterli beslenemediğini resmen kabul ediyor.
İran basınında yayımlanan son haberlere göre devlet, “5 yaş altı yetersiz beslenen çocuklar” için üç aşamalı özel gıda yardımı programı başlattı. En yoksul ailelere çocuk başına milyonlarca tümenlik elektronik gıda desteği veriliyor. Yardım listesinde özellikle “meyve, sebze, besleyici tahıllar ve çocuk bezi” gibi temel ihtiyaçların ayrıca vurgulanması ise durumun vahametini gözler önüne seriyor.
Bu artık sıradan bir sosyal yardım değildir. Bu, devletin kendi halkındaki beslenme krizini resmî olarak kabul etmesidir.
Bir ülke savaş zaferlerinden söz ederken aynı anda çocukları için “yetersiz beslenme programı” açıyorsa, ortada ciddi bir çelişki vardır. Çünkü gerçek zafer; halkın refahı, çocukların sağlığı ve toplumun geleceğiyle ölçülür. Açlıkla büyüyen nesillerin olduğu yerde propaganda olabilir, ama kalkınma ve istikrar olmaz.
İran’da son yıllarda:
- kontrolden çıkan enflasyon,
- riyalin çöküşü,
- işsizlik,
- yaptırımlar,
- savaş ekonomisi,
- vekil güçlere aktarılan milyarlar,
- yolsuzluk ve kötü yönetim
toplumu ağır bir ekonomik çıkmaza sürükledi. Özellikle Güney Azerbaycan başta olmak üzere Türk bölgelerinde işsizlik, göç ve sosyal çöküş daha görünür hale geldi.
Rejim bir yandan “emperyalizme karşı direniş” sloganları üretirken, diğer yandan kendi halkının temel gıda ihtiyacını kupon sistemiyle karşılamaya çalışıyor. Bu tablo, İran’ın artık klasik bir ekonomik kriz değil; yapısal bir toplumsal çürüme sürecine girdiğini gösteriyor.
En dikkat çekici noktalardan biri de yardımların artık sadece en dip yoksullara değil, orta-alt gelir gruplarına kadar yayılmasıdır. Bu durum, İran’da fakirliğin toplumun geniş katmanlarına yayıldığını ve orta sınıfın da çözülmeye başladığını gösteriyor.
Bugün İran rejimi dışarıya füze görüntüleriyle güç göstermeye çalışıyor olabilir. Ancak içeride çocuklar için “sû-i tağziye/ yetersiz beslenme” alarmı veriliyorsa, orada artık askeri zafer söylemi değil; milletin sessiz felaketi konuşulmalıdır.
Çünkü devletlerin gerçek gücü, attıkları füzelerle değil; aç bırakmadıkları çocuklarla ölçülür.
HARAYHABER sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.
