İran’daki protestolar her yeniden alevlendiğinde, Batı medyası ve entelektüel çevreleri meseleye benzer bir pencereden bakmayı tercih ediyor: “İranlı kadınlar” ve “feminist dayanışma.” Jerusalem Post’ta yayımlanan ve Batılı feministleri Güney Azerbaycanlı kadınlarla dayanışmaya çağıran son yazı da bu yaklaşımın güncel bir örneği. Ancak mesele, ilk bakışta haklı ve insani bir çağrı gibi görünse de, Güney Azerbaycan açısından daha derin ve problemli soruları beraberinde getiriyor.

Öncelikle şu gerçeği teslim etmek gerekir: Güney Azerbaycanlı kadınlar, İran rejiminin baskı aygıtı altında yalnızca cinsiyet temelli değil, etnik kimlik temelli bir baskıyla da karşı karşıyadır. Zorunlu başörtüsü, keyfi gözaltılar, işkence, ekonomik dışlanma, ana dilde eğitim yasağı ve çevresel yıkım gibi sorunlar, Güney Azerbaycan’da iç içe geçmiş bir baskı rejiminin parçalarıdır. Bu tabloyu görünür kılmak elbette önemlidir.

Ancak sorun tam da burada başlıyor: Batı merkezli feminist söylem, Güney Azerbaycan’ı çoğu zaman İran merkezli bir anlatının alt başlığı olarak ele alıyor. Oysa Güney Azerbaycan meselesi, İran içi bir “azınlık sorunu”ndan ibaret değildir; tarihsel, siyasal ve stratejik boyutları olan, kendi başına bir ulusal meseledir. Bu ayrım yapılmadığında, görünürlük sağlanırken aynı anda yeni bir çerçeveleme tuzağı da kurulmuş oluyor.

Güney Azerbaycanlı muhalif isimlerden Türkan Bozkurt’un vurguladığı gibi, bölgedeki kadın mücadelesi yalnızca bireysel özgürlükler üzerinden değil; toprak, kimlik, dil ve kolektif varoluş üzerinden şekilleniyor. Benzer şekilde Ahmet Obalı’nın da sıkça altını çizdiği üzere, Güney Azerbaycan’ı “İran muhalefetinin bir parçası” olarak sunan her anlatı, farkında olmadan rejimin istediği merkeziyetçi okumalara hizmet edebiliyor.

Jerusalem Post yazısında dile getirilen “Batılı feminist dayanışma” çağrısı, sahadaki gerçeklikten çok, Batı kamuoyunun alışık olduğu normatif kalıplara dayanıyor. Bu tür çağrılar, Güney Azerbaycanlı kadınları özneleştirmekten ziyade, onları yeniden başkalarının hikâyesinde figüran hâline getirme riskini taşıyor. Feminist söylem burada bir araç olmaktan çıkıp, politik bir merceğe dönüşüyor.

Daha da önemlisi, bu söylemin jeopolitik sonuçları göz ardı ediliyor. Güney Azerbaycan meselesinin Batı medyasında belirli kalıplarla dolaşıma sokulması, İran rejiminin “dış müdahale” söylemini güçlendirirken; aynı zamanda Güney Azerbaycanlı aktörlerin meşruiyet alanını daraltabiliyor. Bu, kısa vadede sempati toplasa bile uzun vadede stratejik zarar üretebilecek bir tabloyu beraberinde getirir.

Asıl ihtiyaç duyulan şey, Güney Azerbaycan’ın İran merkezli anlatıların gölgesinden çıkarılmasıdır. Kadın hakları mücadelesi bu çerçevenin önemli bir parçasıdır; ancak tek başına yeterli değildir. Güney Azerbaycanlı kadın, yalnızca “baskı altındaki bir kadın” değil; baskı altındaki bir halkın aktif öznesidir.

Sonuç olarak, Batılı feminist dayanışma çağrıları iyi niyetli olabilir; fakat Güney Azerbaycan açısından mesele, kimin konuştuğundan çok hangi çerçevede konuşulduğudur. Görünürlük, eğer yanlış bir anlatı içinde sağlanıyorsa, özgürleştirici değil; sınırlayıcı olur. Güney Azerbaycan’ın ihtiyacı, başkalarının yazdığı senaryolarda yer almak değil, kendi stratejik anlatısını kurmaktır.

Harayhaber’in yapması gereken de tam olarak budur: Güney Azerbaycan’ı başkalarının gözünden değil, kendi tarihsel ve siyasal gerçekliği içinden anlatmak.

Araştırmacı, Gazeteci: Mesut HARAY


Kaynak: Bu yazı, Jerusalem Post’ta yayımlanan “Support Azeri women in Iran’s protests as feminist solidarity” başlıklı görüş yazısından esinlenerek kaleme alınmıştır. Orijinal metne şu adresten erişilebilir: https://www.jpost.com/opinion/article-884696

Yazar

  • Mesut HARAY

    Bu platform, Güney Azerbaycanlı araştırmacı, gazeteci Mesut HARAY tarafından kurulmuştur. Türkiye, Güney Kafkasya, Orta Doğu ve Orta Asya'daki gelişmeleri; tarihsel bağlam, aktörlerin motivasyonları ve uluslararası dengeler ışığında yorumlarız. Tarafsız, bağımsız ve gerçeklere dayalı gazetecilik anlayışıyla; okura yalnızca bilgi değil, anlama yetisi kazandıran bir perspektif sunmak öncelikli hedefimizdir. Bu site; araştıran, sorgulayan ve geleceği öngörmeye çalışan herkes için bir analiz üssüdür.


HARAYHABER sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Mesut HARAY adlı kullanıcının avatarı

By Mesut HARAY

Bu platform, Güney Azerbaycanlı araştırmacı, gazeteci Mesut HARAY tarafından kurulmuştur. Türkiye, Güney Kafkasya, Orta Doğu ve Orta Asya'daki gelişmeleri; tarihsel bağlam, aktörlerin motivasyonları ve uluslararası dengeler ışığında yorumlarız. Tarafsız, bağımsız ve gerçeklere dayalı gazetecilik anlayışıyla; okura yalnızca bilgi değil, anlama yetisi kazandıran bir perspektif sunmak öncelikli hedefimizdir. Bu site; araştıran, sorgulayan ve geleceği öngörmeye çalışan herkes için bir analiz üssüdür.

Bir Cevap Yazın

HARAYHABER sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin

HARAYHABER sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin