Aydınların Karanlığı ve Rejim İçi Figürlerle Özgürlük Yanılsaması

  1. yüzyılın ortasına yaklaşırken Güney Azerbaycan Türkleri adına konuştuğunu iddia eden bazı çevrelerin düştüğü zihinsel bataklık ibret vericidir. Özgürlük, adalet ve kendi kaderini tayin hakkı gibi tarihsel bedellerle kazanılmış kavramlar bilinçli biçimde geri plana itilirken; onun yerine yeniden “kurtarıcı” arayışı kutsanmaktadır. Bu arayış ne masumdur ne de stratejiktir. Aksine, modern söylemlerle süslenmiş eski bir kölelik refleksidir. Güney Azerbaycan’ı Türkiye’den, Kuzey Azerbaycan’dan ya da İran rejiminin içinden devşirilecek figürlerle “idare etme” hevesi, bu toplumu özne olmaktan çıkarıp yeniden edilgen bir nesneye indirgeme girişimidir. Daha da vahimi, bu zihinsel teslimiyetin yalnızca sıradan kesimlerde değil; kendisini aydın, bilge, fikir insanı olarak tanımlayan çevrelerde yüksek sesle dillendirilmesidir.

Son dönemde özellikle Mesut Pezeşkiyan üzerinden yürütülen tartışmalar, bu zihinsel çürümenin somut bir örneğini oluşturmaktadır. İran rejiminin bir parçası olarak siyasal kariyerini inşa etmiş, sistemin baskı ve şiddet mekanizmaları içinde yükselmiş bir figürün; Güney Azerbaycan Türklerinin özgürlük, adalet ve bağımsızlık mücadelesine “temsil” makamında sunulması yalnızca politik bir yanılgı değil, aynı zamanda ahlaki bir iflastır. Pezeşkiyan’ın etnik kökeni üzerinden parlatılması ya da reformist söylemlerle pazarlanması gerçeği değiştirmemektedir: Kendisi İran rejiminin işlediği sistematik baskıların, katliamların ve hak ihlallerinin dışında değildir. Bugüne kadar bu suçlara karşı açık, net ve bedel ödemeyi göze alan bir tutum sergilememiştir; bundan sonra da sergilemesi beklenmemelidir.

Ancak mesele yalnızca Pezeşkiyan değildir. Asıl sorun, onu ve benzeri rejim içi figürleri Güney Azerbaycan Türklerine “alternatif” diye sunan zihniyettir. Bu yaklaşım, özgürlük mücadelesini rejim içi makyajlı çözümlere indirger; adalet talebini küçük tavizler ve sembolik jestler seviyesine hapseder. Baskıcı ve yırtıcı bir sistemin içinden “insani bir yüz” devşirerek toplumlara umut pazarlamak, özgürlük değil; yalnızca ertelenmiş esaret üretir.

Bu noktada daha derin bir krizle karşı karşıyayız: Entelektüel kriz. 21. yüzyılda hâlâ “birisi gelsin bizi kurtarsın”, “filan hanedandan biri çıksın başımıza geçsin” türü söylemleri dillendirmek; modern siyasal bilince, halk egemenliği fikrine ve demokratik mücadele geleneğine bütünüyle aykırıdır. Ne yazık ki bu kurtarıcı fantezileri, çoğu zaman sokaktaki insan değil; kalem tutan, konuşan, konferans veren, kendisini aydın olarak tanımlayan çevreler üretmektedir. Bu da meseleyi daha trajik bir noktaya taşımaktadır.

Oysa tarih son derece nettir: Zihinlerin özgürleşmediği, toplumsal bilincin olgunlaşmadığı hiçbir süreçte “kurtarıcı” gerçek bir çözüm olmamıştır. Aksine her kurtarıcı miti, yeni bir tahakküm biçimini beraberinde getirmiştir. Bugün Güney Azerbaycan Türklerinin ihtiyacı bir lider, bir şah, bir rejim içi figür ya da dışarıdan ithal edilmiş bir sima değildir. İhtiyaç duyulan şey; demokrasiyi, adaleti ve özgürlüğü merkeze alan ilkesel bir siyasal bilinçtir.

Güney Azerbaycan’da bu bilinç özellikle genç kuşaklar arasında giderek güçlenmektedir. Türk kimliğiyle, özgürlük talebiyle ve adalet arayışıyla ortaya çıkan bu yeni toplumsal dinamik, dışarıdan yönlendirilmeye değil; desteklenmeye ihtiyaç duymaktadır. Devletler, liderler ya da kurtarıcılar ithal edilerek değil; içeride filizlenen milli mefkureyle kurulur. Bu mefkureyi de ne Ankara’daki ne Bakü’deki “akıl vericiler” tayin edebilir. Bunu tayin edecek olan, bizzat Güney Azerbaycan toplumunun kendisidir.

Dolayısıyla Türkiye’de ve Kuzey Azerbaycan’da kendisini “bilen”, “yol gösteren”, “strateji kuran” konumunda gören çevrelerin yapması gereken şey; Güney Azerbaycan adına lider üretmek ya da rejim içi figürleri parlatmak değildir. Asıl sorumluluk, Güney Azerbaycan’daki gençlerin, aydınların ve sahici toplumsal aktörlerin özneleşme sürecine saygı göstermek ve onların arkasında durmaktır.

Gerçek aydın, karanlıkta kurtarıcı arayan değil; karanlığın kendisini sorgulayan ve ışığı kolektif biçimde üretendir. Bugün yaşanan sorun lider yokluğu değil; kurtarıcı mitolojisiyle beslenen zihinsel bir esaret hâlidir. Bu esaretle yüzleşilmeden atılacak her adım, iyi niyetli olsa dahi Güney Azerbaycan Türklerinin mücadelesini ileriye değil, geriye taşır.

Artık açık ve net bir şekilde “dur” demenin zamanı gelmiştir: Kurtarıcı fantezilerine, rejim içi sahte çözümlere ve entelektüel vesayet heveslerine. Güney Azerbaycan’ın yolu; bireyin özgürleştiği, toplumun bilinçlendiği ve adaletin kurucu ilke olduğu bir siyasal ufuktan geçmektedir. Bunun dışında sunulan her formül, sorunu çözmek değil; yalnızca başka bir biçimde sürdürmektir.

Araştırmacı, Gazeteci: Mesut HARAY

Yazar

  • Mesut HARAY

    Bu platform, Güney Azerbaycanlı araştırmacı, gazeteci Mesut HARAY tarafından kurulmuştur. Türkiye, Güney Kafkasya, Orta Doğu ve Orta Asya'daki gelişmeleri; tarihsel bağlam, aktörlerin motivasyonları ve uluslararası dengeler ışığında yorumlarız. Tarafsız, bağımsız ve gerçeklere dayalı gazetecilik anlayışıyla; okura yalnızca bilgi değil, anlama yetisi kazandıran bir perspektif sunmak öncelikli hedefimizdir. Bu site; araştıran, sorgulayan ve geleceği öngörmeye çalışan herkes için bir analiz üssüdür.


HARAYHABER sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Mesut HARAY adlı kullanıcının avatarı

By Mesut HARAY

Bu platform, Güney Azerbaycanlı araştırmacı, gazeteci Mesut HARAY tarafından kurulmuştur. Türkiye, Güney Kafkasya, Orta Doğu ve Orta Asya'daki gelişmeleri; tarihsel bağlam, aktörlerin motivasyonları ve uluslararası dengeler ışığında yorumlarız. Tarafsız, bağımsız ve gerçeklere dayalı gazetecilik anlayışıyla; okura yalnızca bilgi değil, anlama yetisi kazandıran bir perspektif sunmak öncelikli hedefimizdir. Bu site; araştıran, sorgulayan ve geleceği öngörmeye çalışan herkes için bir analiz üssüdür.

Bir Cevap Yazın

HARAYHABER sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin

HARAYHABER sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin