Wall Street Journal, İran’ı artık yalnızca bir “bölgesel tehdit” başlığı altında değil, içten içe çözülme yaşayan bir devlet modeli olarak ele alıyor. Gazetenin analizlerine göre İran İslam Cumhuriyeti, aynı anda üç cephede baskı altında: iç toplumsal huzursuzluk, ekonomik çöküş ve dış askeri-siyasi kuşatma.
WSJ’ye Göre Asıl Tehdit: İçeriden Gelen Dalga
WSJ analizlerinde dikkat çeken en önemli unsur, İran rejimi için en büyük tehdidin artık dış müdahale değil, toplumun kendisi olduğu vurgusu. Kadın hareketleri, etnik azınlıklar (özellikle Güney Azerbaycan Türkleri, Kürtler ve Beluçlar) ve genç nüfus, rejimin ideolojik meşruiyetini aşındıran temel unsurlar olarak gösteriliyor.
Gazeteye göre Tahran yönetimi, protestoları bastırabilse bile toplumsal rızayı kalıcı olarak kaybetmiş durumda. Bu da İran’ı, Sovyetler Birliği’nin son dönemine benzer bir “sessiz çözülme” sürecine sokuyor.
Ekonomik Çöküş ve Yaptırımların Kalıcı Etkisi
WSJ, İran ekonomisini “yaptırımlarla yaşamaya alışmış ama büyüme yeteneğini kaybetmiş” bir yapı olarak tanımlıyor. Petrol gelirleri rejimi ayakta tutmaya yetse de:
- Enflasyon halkın alım gücünü eritiyor
- Genç işsizlik kronik hale gelmiş durumda
- Orta sınıf hızla yok oluyor
Bu tabloya göre İran, askeri ve güvenlik aygıtını finanse edebilen, ancak halkını besleyemeyen bir devlet modeline dönüşüyor. WSJ’ye göre bu durum uzun vadede sürdürülebilir değil.
Bölgesel Senaryo: Vekiller Güçlü, Merkez Zayıf
Wall Street Journal analizlerinde İran’ın Irak, Suriye, Lübnan ve Yemen’deki vekil güçleri hâlâ “etkili” görülse de, dikkat çekilen nokta şu:
İran dışarıda güçlü görünürken içeride zayıflıyor.
Gazete, Hizbullah, Haşdi Şabi, Husiler ve benzeri yapıların artık İran’ı koruyan değil, İran’a mali ve siyasi yük bindiren aktörler haline geldiğini savunuyor. Bu durum, rejimin kaynaklarını kendi halkı yerine dış cephelere harcamasını zorunlu kılıyor.
İsrail–ABD Hattı: Sabır Politikası
WSJ’ye göre Washington ve Tel Aviv, İran’a karşı doğrudan büyük bir savaştan ziyade “kontrollü yıpratma” stratejisi izliyor. Bu stratejinin temel ayakları şunlar:
- Ekonomik baskının sürdürülmesi
- İran’ın nükleer ilerlemesinin sınırlandırılması
- Rejimin iç krizlerinin kendi kendini derinleştirmesine izin verilmesi
Gazete, Batı’nın İran’da ani bir rejim değişikliğinden ziyade, kontrolsüz bir çöküşten endişe ettiğini de özellikle vurguluyor.
WSJ’nin Olası Senaryosu: Ani Devrim Değil, Uzun Çözülme
Wall Street Journal’a göre İran’da yakın vadede “klasik bir devrim” ihtimali düşük. Ancak şu senaryo daha olası görülüyor:
- Devlet aygıtı ayakta kalır
- Rejim meşruiyetini tamamen yitirir
- Ülke fiilen farklı toplumsal ve etnik fay hatları boyunca parçalanır
- Güvenlik devleti sertleşirken merkezî otorite zayıflar
Bu tablo, İran’ı istikrarlı ama otoriter bir rejimden, istikrarsız ve baskıcı bir yapıya sürüklüyor.
WSJ’ye Göre İran, En Tehlikeli Eşiğinde
Wall Street Journal’ın çizdiği İran portresi net:
İran İslam Cumhuriyeti bugün en güçlü silahlarına değil, en kırılgan iç dengelerine bakılarak analiz edilmelidir.
Rejim hâlâ ayakta olabilir; ancak WSJ’ye göre soru artık şudur:
“İran çöker mi?” değil, “Ne kadar süre daha bu şekilde devam edebilir?”
HARAYHABER sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.
