“ABD ordusu bile İran muhalefetini birleştiremez” diyen Foreign Policy, sorunu halkta arıyor. Oysa asıl mesele, İran’da uzun süredir görünmez kılınan toplumsal ağırlık merkezleridir.
Amerikan dergisi Foreign Policy’nin “dış destekle dahi İran muhalefeti birleşemez” iddiası, teknik bir tespit gibi sunulsa da, gerçekte İran’daki siyasal çeşitliliği bilinçli biçimde daraltan bir okuma içermektedir. Bu yaklaşım, muhalefetin neden parçalı olduğunu değil, neden belirli toplumsal alanların sürekli sistem dışına itildiğini sorgulamamaktadır.
Birleşememe Meselesi mi, Birleştirilmemek mi?
Foreign Policy, İran muhalefetini tek bir siyasal blok gibi ele alırken, ülkenin tarihsel ve sosyolojik gerçekliğini arka plana iter. İran toplumu, merkezî elitler üzerinden okunamayacak kadar çok katmanlı ve çok merkezlidir.
Bu katmanların bir bölümü, uzun yıllardır siyasal temsil kanallarından dışlanmış; talepleri “istikrar riski” gerekçesiyle bastırılmıştır.
Bu nedenle ortaya çıkan dağınıklık bir yetersizlik değil, sistematik dışlama politikasının doğal sonucudur.
Batı Medyasının Kör Noktası
Foreign Policy analizinde sokak vardır ama coğrafya yoktur.
Toplum vardır ama derinlik yoktur.
İran’daki dönüşüm potansiyeli, yalnızca Tahran merkezli siyaset ya da diaspora figürleriyle sınırlı değildir. Ancak Batı medyası, ülkenin sosyolojik omurgasını oluşturan geniş kitleleri, bilinçli bir biçimde “ikincil unsur” olarak ele almayı tercih etmektedir.
“ABD Ordusu Bile Yapamaz” Söylemi Ne Anlama Geliyor?
Bu ifade, İran muhalefetini küçümseyen bir tespit olmaktan çok, Batı’nın siyasi sorumluluktan geri çekilmesini meşrulaştıran bir söylemdir.
Alt metni açıktır:
“İran karmaşıktır, risklidir ve mevcut düzenle yaşamak daha güvenlidir.”
Bu yaklaşım:
- Rejimin baskı aygıtını görünmez kılar
- Toplumsal talepleri “yönetilemez” ilan eder
- Değişimi belirsizlik korkusuyla erteler
Sonuçta rejim güçlü olduğu için değil, alternatiflerin konuşulması istenmediği için ayakta kalır.
Merkezde Değil, Çevrede Biriken Gerçek
Foreign Policy’nin görmediği ya da görmek istemediği temel gerçek şudur:
İran’daki siyasal dönüşüm potansiyeli, merkezde değil; uzun süredir siyasetin dışında tutulan toplumsal alanlarda birikmektedir.
Bu gerçek konuşulmadıkça:
- Muhalefet “parçalı” gösterilir
- Değişim “imkânsız” ilan edilir
- Rejim “alternatifsiz” sunulur
Bu ise analiz değil, bilinçli bir suskunluktur.
Bu metin, İran muhalefetini eleştiren bir yazı değildir.
Bu metin, Foreign Policy’nin İran’ı yüzeysel, merkezci ve Batı konfor alanından okuyan yaklaşımına bir karşı okumadır.
Sorun birleşememek değil; birleştirici gerçeklerin sürekli ötelenmesidir.
KAYNAKÇA — ELEŞTİRİLEN YAZI
Aşağıda, eleştirimize konu olan Foreign Policy yaklaşımını yansıtan yazıya doğrudan bağlantı verilmektedir. Okuyucunun, analizimizi orijinal metinle birlikte değerlendirmesi amaçlanmıştır.
🔗 English (Original)
Foreign Policy – Why Iran’s Regime Didn’t Collapse
https://foreignpolicy.com/2025/09/11/iran-khamenei-snapback-israel-war/
Orijinal Metinden Kısa Alıntı (English)
“Despite internal pressures and international sanctions, Iran’s political structure has shown surprising durability. Even with external support, the opposition remains fragmented and unable to present a unified challenge to the regime.”
Türkçe Çevirisi
“İç baskılar ve uluslararası yaptırımlara rağmen İran’ın siyasi yapısı şaşırtıcı bir dayanıklılık göstermiştir. Dış destek bulunsa bile muhalefet parçalı kalmakta ve rejime karşı birleşik bir meydan okuma ortaya koyamamaktadır.”
Not :
Bu yazı, yukarıda bağlantısı verilen Foreign Policy analizine eleştirel bir karşı çerçeve sunmak amacıyla kaleme alınmıştır.
HARAYHABER sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.
