İran’da ülke genelinde uygulanan tam internet kesintisi ve iletişim ablukasına rağmen protestolar 16’ncı gününde devam ediyor. Bağımsız bilgi akışı fiilen engellenirken, insan hakları kuruluşlarının derlediği veriler ölümler ve kitlesel gözaltılarda ciddi artışa işaret ediyor.
İran’da ülke çapındaki protestoların 16’ncı gününde (Pazartesi, 13 Ocak 2026), devletin uyguladığı tam internet kesintisi ve tüm iletişim kanallarının kapatılması sürüyor. Bu durum, sahadan bağımsız ve doğrulanabilir bilgiye erişimi neredeyse imkânsız hâle getirirken, insan hakları kuruluşlarının topladığı veriler bilanço­n­un ağırlaştığını ortaya koyuyor.

Son teyit edilen rakamlara göre, protestolar süresince yaşamını yitirenlerin sayısı 646’ya ulaştı. Bu sayı; 505 protestocu (aralarında 9 çocuk bulunuyor), 133 askerî ve güvenlik görevlisi, 1 savcı ve protestolara katılmadığı belirtilen 7 sivil yurttaşı kapsıyor. Ayrıca 579 ayrı ölüm vakası hâlen inceleme altında; bu da gerçek kaybın açıklanan rakamların çok üzerinde olabileceğine dair endişeleri artırıyor.

Öte yandan, Tahran’daki Beheşt-i Zehra Mezarlığı’nda hayatını kaybedenlerin ailelerinin bir araya gelerek sloganlar attığına dair bilgiler paylaşıldı. Yas mekânlarının protesto alanına dönüşmesi, baskıya rağmen toplumsal tepkinin sürdüğünü ve derinleştiğini gösteriyor.

Resmî verilere göre şimdiye kadar 187 şehirde 606 ayrı protesto kayda geçti. İletişim kanallarının tamamen kapatıldığı bir ortamda eylemlerin sürmesi, hem güvenlik güçlerinin müdahalelerinin boyutu hem de can kayıplarının gerçek ölçeği konusunda ciddi soru işaretleri yaratıyor.

Kısa Analiz:
İnternetin tümüyle kesilmesi, yalnızca protestoları bastırmaya yönelik bir güvenlik önlemi değil; aynı zamanda kamusal denetimi ve uluslararası farkındalığı sınırlandıran stratejik bir araç olarak öne çıkıyor. Ancak veriler, bilgi karartmasının toplumsal öfkeyi dindirmediğini, aksine güvensizliği derinleştirdiğini gösteriyor. Yas alanlarında dahi devam eden protestolar, krizin geçici değil yapısal bir nitelik kazandığına işaret ediyor. Bu tablo, İran’daki baskı-sokak geriliminin kısa vadede sona ermeyeceğini düşündürüyor.

Yazar

  • Mesut HARAY

    Bu platform, Güney Azerbaycanlı araştırmacı, gazeteci Mesut HARAY tarafından kurulmuştur. Türkiye, Güney Kafkasya, Orta Doğu ve Orta Asya'daki gelişmeleri; tarihsel bağlam, aktörlerin motivasyonları ve uluslararası dengeler ışığında yorumlarız. Tarafsız, bağımsız ve gerçeklere dayalı gazetecilik anlayışıyla; okura yalnızca bilgi değil, anlama yetisi kazandıran bir perspektif sunmak öncelikli hedefimizdir. Bu site; araştıran, sorgulayan ve geleceği öngörmeye çalışan herkes için bir analiz üssüdür.


HARAYHABER sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Mesut HARAY adlı kullanıcının avatarı

By Mesut HARAY

Bu platform, Güney Azerbaycanlı araştırmacı, gazeteci Mesut HARAY tarafından kurulmuştur. Türkiye, Güney Kafkasya, Orta Doğu ve Orta Asya'daki gelişmeleri; tarihsel bağlam, aktörlerin motivasyonları ve uluslararası dengeler ışığında yorumlarız. Tarafsız, bağımsız ve gerçeklere dayalı gazetecilik anlayışıyla; okura yalnızca bilgi değil, anlama yetisi kazandıran bir perspektif sunmak öncelikli hedefimizdir. Bu site; araştıran, sorgulayan ve geleceği öngörmeye çalışan herkes için bir analiz üssüdür.

Bir Cevap Yazın

HARAYHABER sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin

HARAYHABER sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin