İran’da protestoların kanlı biçimde bastırıldığı 8-9 Ocak 2026 günlerinin ardından, hayatını kaybeden göstericilerin cenazelerinin ailelerine teslimi sürecine ilişkin yeni ve çarpıcı iddialar gündeme geldi. Yerel kaynaklar, bazı ailelerden cenazelerini alabilmek için yüksek meblağlar talep edildiğini öne sürüyor.
Yerel ve bölgesel kaynaklardan edinilen bilgilere göre, protestolarda yaşamını yitiren bazı kişilerin ailelerine, cenazelerin teslimi için yaklaşık 700 milyon tümen tutarında ödeme yapılması gerektiği bildirildi. Söz konusu ödemelerin, üniversiteler bünyesindeki tıp fakülteleri veya adli tıp kurumları adına yatırılmasının istendiği, dekont ibraz edilmeden cenazelerin teslim edilmediği iddia ediliyor.
Güney Azerbaycan Türkleri de İddiaların Merkezinde
Aynı kaynaklar, protestolar sırasında hayatını kaybeden en az dört Azerbaycan Türkü’nün, bu prosedür tamamlandıktan sonra ailelerine teslim edildiğini ve cenazelerin Erdebil’e gönderildiğini aktarıyor. Ancak bölgede süren güvenlik baskısı ve iletişim kısıtlamaları nedeniyle, tüm vakaların bağımsız biçimde doğrulanmasının mümkün olmadığı vurgulanıyor.
Resmî Kurumlardan Yalanlama
Öte yandan İran’daki resmî adli makamlar, cenazelerin teslimi karşılığında herhangi bir ücret talep edildiği yönündeki iddiaları reddediyor. Resmî açıklamalarda, cenaze teslim süreçlerinin yasal prosedürler çerçevesinde yürütüldüğü savunuluyor. Ancak sahadan gelen anlatımlar ile resmî açıklamalar arasındaki derin çelişki, kamuoyundaki soru işaretlerini artırıyor.
İnternet Kesintisi ve Baskı Ortamı
Uzmanlar, ülkede süren internet kesintileri, gözaltılar ve güvenlik baskısı nedeniyle, protestolara ilişkin can kaybı ve cenaze süreçleri hakkında sağlıklı ve şeffaf bilgi akışının büyük ölçüde engellendiğine dikkat çekiyor. Bağımsız insan hakları kaynakları, resmî rakamların sahadaki gerçek tabloyu yansıtmadığı görüşünde.
Uluslararası Hukuk ve İnsan Hakları Tartışması
İddiaların doğru olması hâlinde, cenazelerin ailelere teslimi karşılığında para talep edilmesi uygulamasının, uluslararası insan hakları hukukuna açıkça aykırı olduğu belirtiliyor. İnsan hakları savunucuları, konunun bağımsız uluslararası mekanizmalar tarafından soruşturulması çağrısında bulunuyor.
Not: Haberde yer alan iddialar yerel ve bağımsız kaynaklara dayanmaktadır. İran’daki mevcut baskı ve iletişim koşulları nedeniyle tüm detaylar bağımsız biçimde teyit edilememektedir.
HARAYHABER sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.
