Türk milleti tarih boyunca yalnızca kılıcıyla değil, aklı ve hafızasıyla da var olmuştur. Bu milletin en büyük gücü; devletine sahip çıkan, kardeşini düşman karşısında yalnız bırakmayan iradesidir. Bugün de aynı imtihandan geçiyoruz.
Açık ve net söylüyorum:
Ben Türkiye ve Azerbaycan devletlerine dil uzatan biriyle mücadele arkadaşlığı yapmam. Devletlerimize düşman gibi konuşan, yazan, hakaret eden biri ne kardeşimdir ne de yol arkadaşımdır.
Türk aklına sahip olduğunu söyleyip dili düşman gibi konuşanlar da bilsin ki; ağzı Türk, dili düşman olanlar düşman sayılır.
Bugün bazıları Siyonizm bahanesiyle Azerbaycan devletine saldırıyor. Bazıları İran’ı destekliyor diye Türkiye’ye saldırıyor. Bir kısmı ümmetçilik perdesinin arkasına saklanıyor, bir kısmı da sözde “anti-emperyalizm” maskesi takıyor.
Ama sonuç değişmiyor:
Bu söylemlerin tamamı Türk devletlerinin arasına nifak sokmaya hizmet ediyor.
Şunu herkes açıkça görmelidir:
Türkiye ve Azerbaycan kardeştir.
Bu kardeşlik yalnızca diplomatik bir ilişki değil; tarih, kan, kültür ve kader ortaklığıdır.
Bu iki devletin arasına zarar verecek her söz, her propaganda, her fitne düşman değirmenine su taşımaktan başka bir şey değildir.
Bugün dünyada büyük bir savaşın gölgesi var. Amerika, İsrail ve İran arasında sert bir çatışma yaşanıyor. Bu savaşın içinde farklı güçler, farklı hesaplar ve farklı planlar var.
Fakat bu savaşın ortasında bazı troll orduları, bazı batı çocukları ve bazı bilinçli provokatörler Türk milletinin zihnine fitne tohumları ekmeye çalışıyor. Amaçları çok açıktır:
Türkiye ile Azerbaycan’ın arasını bozmak.
Oysa gerçek şudur:
Türkiye ve Azerbaycan birbirleriyle savaşmıyor.
Türkiye ve Azerbaycan bu savaşın tarafı bile değildir.
Fakat herkesin unuttuğu bir başka gerçek daha vardır:
İran denilen coğrafyada kırk milyondan fazla Türk yaşamaktadır.
Ve Türkiye’den sonra dünyanın en büyük Türk topluluğu Güney Azerbaycan Türkleridir.
Bugün o topraklarda bombalar yağıyor.
O bombalar iyiyle kötüyü ayırmadan şehirleri, köyleri ve insanların hayatlarını harabeye çeviriyor.
O topraklar da bizim tarihimizin, kültürümüzün ve milletimizin bir parçasıdır.
Bu yüzden her Türk konuşmadan önce düşünmek zorundadır.
Yazmadan önce düşünmek zorundadır.
Paylaşmadan önce düşünmek zorundadır.
Çünkü bazen bir söz, bir tweet, bir cümle
düşmanın ağzından çıkan bir propagandanın tekrarı olabilir.
Bizim Türklüğümüze zarar veren her söz
bizden çıksa bile düşmanın sözüdür.
Bu nedenle bir kez daha söylüyorum:
Ağzınızı düşmana mal etmeyin.
Aklınızı düşmana teslim etmeyin.
Türkiye ile Azerbaycan arasına nifak sokmaya çalışanlara karşı uyanık olun.
Türk devletlerinin kardeşliğini hedef alan her propagandayı tanıyın.
Bu bir çağrı değildir yalnızca.
Bu bir uyarıdır.
Türk milleti aklını başına almalıdır.
Çünkü tarih boyunca Türk’ün en büyük gücü yalnızca kılıcı değil,
birliğidir.
Araştırmacı, gazeteci: Mesut HARAY
HARAYHABER sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.
